ABD ELİNİ YAKAMIZDAN ÇEK

 

abd

Diren Kıbrıs etkinliği organizatörleri Lefkoşa’da bulunan ABD temsilciliği binasının önünde basın açıklaması yaptı.

Diren Kıbrıs organizatörleri: “…bu adanın kuzeyinde mücadele eden örgütler olarak en büyük sorumluluğumuz, bu adanın kendi yaşadığımız kısmında, bizlerin kendi yaşamlarımızı özgürce yaşamamız önünde en büyük engel olan Ankara ile ve onu teşvik eden ABD ile mücadele etmek, ve bunu bağımsız, birleşik ve insanların eşitçe ve özgürce yaşabildiği bir Kıbrıs için yapmaktır.”

BKP, DKB, BARAKA ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği imzalı metinde Kıbrıslı Türklere ‘besleme’ diyenlerin ABD karşısında ceket iliklediklerini vurgulanarak, açıklamanın ABD temsilciliği önünde yapılmasını nedeni şöyle açıklandı:Biz de, bu kez, hep yaptığımız gibi sözümüzü küçük patron Türkiye’nin elçiliği önünde söylemek yerine, 14 Ağustos Diren Kıbrıs etkinliğinin duyurusunu büyük patron ABD’nin temsilciliği önünde yapmaya karar verdik. Küçüğünden büyüğüne patronların olmadığı bir dünyadır elbette hayalimiz; üzerinde yaşadığımız adayı kendi kendimize yönetmektir isteğimiz, ve diğer toprak parçalarında kendi kendini yöneten halklarla birlikte kardeşçe yaşamaktır arzumuz.”

 

Celal Özkızan’ın okuduğu metinde şunlar belirtildi: “Bu adanın tarlasında, fabrikasında, yollarında, kurumlarında, sokaklarında ve denizlerinde hayatını yaşayan, emeğini harcayan, alın terini döken yani bu adayı vatan bellemiş herkes, nerden geliyorsa gelsin ve neye inanıyorsa inansın, söz sahibi olsun. Nasıl yaşayacağımıza, dünyaya kendi çıkarları doğrultusunda yön vermeye çalışan bir avuç acımasız ve açgözlü insan değil, bizler karar verelim; ve bizlerin, bu adanın kuzeyinde mücadele eden örgütler olarak en büyük sorumluluğumuz, bu adanın kendi yaşadığımız kısmında, bizlerin kendi yaşamlarımızı özgürce yaşamamız önünde en büyük engel olan Ankara ile ve onu teşvik eden ABD ile mücadele etmek, ve bunu bağımsız, birleşik ve insanların eşitçe ve özgürce yaşabildiği bir Kıbrıs için yapmaktır.”

 

Açıklamanın sonunda ‘ABD elini yakamızdan çek’ şeklinde slogan da atıldı.

 

ABD temsilciliği önünde okunan metin şöyle:

 

14 Ağustos Diren Kıbrıs Bildirisi

Ankara’dan patronları gelince, bizim burdaki işbirlikçilerde bir şükran havası esmeye başlar; fakat bize karşı esip gürleyen, bize “besleme” deyip aşağılayan Ankara’daki patronlar da, ABD’deki patronları karşısında ceket iliklemekle yükümlüdürler. Biz de, bu kez, hep yaptığımız gibi sözümüzü küçük patron Türkiye’nin elçiliği önünde söylemek yerine, 14 Ağustos Diren Kıbrıs etkinliğinin duyurusunu büyük patron ABD’nin temsilciliği önünde yapmaya karar verdik. Küçüğünden büyüğüne patronların olmadığı bir dünyadır elbette hayalimiz; üzerinde yaşadığımız adayı kendi kendimize yönetmektir isteğimiz, ve diğer toprak parçalarında kendi kendini yöneten halklarla birlikte kardeşçe yaşamaktır arzumuz.

14 Ağustos günü gerçekleştirilecek olan etkinliğimizin duyursunu ABD temsilciliği önünde yapmamızın en önemli gerekçesi de, ABD’nin, kendi kanlı çıkarları uğruna Ortadoğu’da geçmişten bugüne kadar uyguladığı politikaların bedelini acıyla ve hayatlarıyla ödeyen halklar arasında bizlerin de bulunuyor olmamızdır. Bugün, ABD yönetiminin sisteminin devamı uğruna Afganistan’ı, Irak’ı, Libya’yı ve Suriye’yi nasıl kan gölüne çevirdiğini görmekteyiz. ABD elbette bunu tek başına yapmamakta, gerek diğer emperyalist devletlerin işbirliği, gerekse de Türkiye gibi aracı olmaya hevesli taşeron devletlerin üzerinden yapmaktadır.

Adamız da tarih içinde bu tür dış müdahalelere maruz kalmış, kan ve gözyaşı üzerine kurulu bu sistemin sürmesi uğruna adeta kurban edilmiştir. Soğuk Savaş döneminde ABD’nin başını çektiği NATO’nun iki üye ve müttefik ülkesi olan Yunanistan ve Türkiye için Kıbrıs bir ihtilaf kaynağı olmuştur. Bu sorun 60’lı ve 70’li yıllarda adanın Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşması ile devam etmiştir. Emperyalizmin kendi sorununu çözmek adına, NATO içi ortak bir amaç çerçevesinde, önce 15 Temmuz Faşist Yunan Cunta Darbesi, ardından ise 20 Temmuz Türkiye’nin Birinci Askeri Harekatı gerçekleştirilmiştir. 14 Ağustos’da ise Türkiye’nin İkinci Askeri Harekatı ile adada yaratılan bölünmüşlük mühürlenmeye çalışılmıştır.

Bizler, Diren Kıbrıs etkinliğini düzenleyen 4 örgüt olarak çok basit bir şey söylüyoruz aslında: Kıbrıs’ın kaderinin nasıl çizileceğine, bırakalım Kıbrıs’ın üzerinde yaşayan insanlar karar versin. Bu adanın tarlasında, fabrikasında, yollarında, kurumlarında, sokaklarında ve denizlerinde hayatını yaşayan, emeğini harcayan, alın terini döken yani bu adayı vatan bellemiş herkes, nerden geliyorsa gelsin ve neye inanıyorsa inansın, söz sahibi olsun. Nasıl yaşayacağımıza, dünyaya kendi çıkarları doğrultusunda yön vermeye çalışan bir avuç acımasız ve açgözlü insan değil, bizler karar verelim; ve bizlerin, bu adanın kuzeyinde mücadele eden örgütler olarak en büyük sorumluluğumuz, bu adanın kendi yaşadığımız kısmında, bizlerin kendi yaşamlarımızı özgürce yaşamamız önünde en büyük engel olan Ankara ile ve onu teşvik eden ABD ile mücadele etmek, ve bunu bağımsız, birleşik ve insanların eşitçe ve özgürce yaşabildiği bir Kıbrıs için yapmaktır.

 

BKP, DKB, BARAKA ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği