Baraka CTP’ye mektubunu iletti…”Toplumsal varoluş mücadelemiz bakımından böylesi bir yol, yol değildir”

imageBaraka Kültür Merkezi aktivistleri CTP’ye partinin merkez binasına giderek son zamanlardaki gelişmelerin konu edinildiği bir açık mektup verdiler.

Mektup Akansoy’a verildi…

Baraka aktivistlerini, CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy karşıladı. Akansoy, randevu konusunda yanlış anlamadan kaynaklı bir sıkıntı yaşandığını belirterek, Parti olarak hem Baraka’ya hem de diğer sivil toplum örgütlerine kapılarının her zaman açık olduğunu vurguladı.

Akansoy eleştiri ve özeleştiriye önem verdiklerini belirterek Baraka’nın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.

 

Baraka: “Bugün yaşananlardan memnun değiliz”

Baraka aktivisti Rahvancıoğlu ise böyle bir ziyareti yüz yüze diyalog kurmak ve hem olumlulukları hem de eleştirileri böyle bir zemin üzeriden iletmek niyetinde olduklarını söyledi.

Rahvancıoğlu bugün yaşana İlahiyat Fakültesi açılışının ve Yorgancıoğulu’nun oraya gitmesini ise doğru bulmadıklarını ifade etti.

Mektup: “Safımızın Kıbrıslı Türk halkının safıdır, CTP’yi de burda görmek istiyoruz”

Baraka tarafından CTP’ye verilen mektupta TOMA ihalesi sürecindeki tavrın olumlu bir tavır olduğunu ve toplumun beklentilerini arttırdığını ifade edildi. Rahvancıoğlu tarafından kaleme alınan mektupta TOMA ile ilgili olarak  şunlara yer verildi: “Polisin sivile bağlanması, Anayasa’nın Geçici 10. Maddesi’nin kaldırılması, Merkez Bankası Yönetimi’ne Kıbrıs’tan atama yapılmaya başlanması, GKK’nın başına başka coğrafyaların vatandaşlarının atanmasından vazgeçilmesi gibi hedeflerinizi paylaşmakta ve olumlu bulmaktayız. Bunun yanında halkımızın bütün rahatsızlığına ve yangın helikopteri gibi meşru ihtiyaçlarımızın bilinmesine rağmen UBP tarafından savunulmaya çalışılan TOMA alımının sizin hükümetinizin girişimleri ile iptal edilmiş olması da açık bir olumluluktur.”

 

İlahiyat koleji: . Toplumsal vaaroluş mücadelemiz bakımından böylesi bir yol, yol değildir

 

CTP kimliği ile bilinen hükümet yetkililerinin İlahiyat Koleji’nin açılışına katılmasını utançla karşılandığının altı çizilen mektupta şunlar belirtildi: “CTP’nin muhafazakarlaştıma, dinsel gericileştirme ve asimilasyon politikalarına ortak olması yapacağı en büyük tarihsel hata olacaktır. Bu bağlamda bugün gerçekleşen İlahiyat Koleji açılışına ve YDÜ’nün şov amaçlı camisinin temel atma törenine CTP’li kimliği bilinen hükümet yetkililerinin katılmış olması bizim tarafımızdan utançla karşılanmıştır.”

Mektupta ayrıca CTP’nin dinsel gericileştirme ve muhafazakarlaştırma sürecine dahil olmasının kabul edilebilecek bir durum olmadığı belirtilirken şu ifadelere yer verildi: “Toplumsal vaaroluş mücadelemiz bakımından böylesi bir yol, yol değildir.”

CTP’ye verilen mektubun tam metni:

 

 

 

27 Eylül 2013

 

CTP’li Dostlar,

28 Temmuz erken genel seçimleri Kıbrıslı Türk halkının toplumsal varoluş mücadelesinde partinize özel bir yer verdiğinin göstergesi oldu. Seçimden oylarını arttırarak birinci parti olarak çıkan CTP-BG’nin bugün hükümetin büyük ortağı olması, halkımızda hatırı sayılır bir beklenti yaratmıştır.

CTP olarak gerek seçim sürecinde ortaya koyduğunuz söylemler, gerek hükümet programında ifade ettiğiniz hedefler, gerekse de son yaşanan TOMA ihalesi sürecinde takındığınız tavır bu beklentiyi arttırır nitelikte olmuştur.

Polisin sivile bağlanması, Anayasa’nın Geçici 10. Maddesi’nin kaldırılması, Merkez Bankası Yönetimi’ne Kıbrıs’tan atama yapılmaya başlanması, GKK’nın başına başka coğrafyaların vatandaşlarının atanmasından vazgeçilmesi gibi hedeflerinizi paylaşmakta ve olumlu bulmaktayız. Bunun yanında halkımızın bütün rahatsızlığına ve yangın helikopteri gibi meşru ihtiyaçlarımızın bilinmesine rağmen UBP tarafından savunulmaya çalışılan TOMA alımının sizin hükümetinizin girişimleri ile iptal edilmiş olması da açık bir olumluluktur.

Ancak bildiğiniz gibi Kıbrıslı Türk halkının başındaki dertler sadece siyasi işgalden, yasal düzenlemelerden, idari tutumlardan ibaret değildir. Kıbrıslı Türk halkı siyasi, ekonomik, kültürel, askeri ve psikolojik bir abluka altındadır. Bu ablukanın en önemli ayağını da dinsel gericileştirme ve muhafazakarlaştırma saldırısı oluşturmaktadır. Kıbrıslı Türklerin kendilerine özgü ibadet anlayışını, kültürel dokusunu, yaşam tarzını ve günlük hayat ilişkilerini dönüştürmeye yönelik kapsamlı bir saldırı altındayız.

Kur’an kursları, ihtiyaç olmadığı halde hızla yapılmaya devam eden ve sayıları çoktan okullarımızın sayısını geçmiş olan Cami’ler, zorunlu din dersleri gibi uygulamlarla toplum sunni islam dayatmaları altında şekilsizleştirilmeye, bölünmeye, kamplaştırılmaya çalışılmaktadır. CTP’nin içerisinde büyük ortak olarak bulunduğu bir hükümetin bu siyasetlere alet olmaması gerekmektedir. CTP’nin içerisinde büyük ortak olduğu bir hükümetin bu siyasetlere halkımızla birlikte karşı durması gerekmektedir. Kıbrıslı Türk halkının Kıbrıs’taki varlığı, kültürel yapısından, gündelik yaşamsal ilişkilerinden, kılık kıyafetinden, kendine özgü din anlayışından, laiklik olgusundan ve yeme-içme pratiğinden ayrı düşünülemez. Geçmişte “Türklüğümüzü” yeterli bulamayarak bizi “daha Türk” kılmaya çalışan anlayışlar bugün “müslümanlığımızı” yeterli bulmayarak bizi “daha müslüman” kılmaya çalışmaktadır.

CTP’nin muhafazakarlaştıma, dinsel gericileştirme ve asimilasyon politikalarına ortak olması yapacağı en büyük tarihsel hata olacaktır. Bu bağlamda bugün gerçekleşen İlahiyat Koleji açılışına ve YDÜ’nün şov amaçlı camisinin temel atma törenine CTP’li kimliği bilinen hükümet yetkililerinin katılmış olması bizim tarafımızdan utançla karşılanmıştır. Derin üzüntümüzü sizinle ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Dinsel gericileştirme ve muhafazakarlaştırma politikalarını sineye çekme tutumu doğru bir tutum değildir. Toplumsal vaaroluş mücadelemiz bakımından böylesi bir yol, yol değildir.

CTP’nin sorumluluğu şu anda doldurduğu makamlara karşı değil, Kıbrıslı Türk halkına karşıdır. Çocuklarımızın geleceğini, bizlerin bugününü karartmak isteyenlere, geçmişimizi inkar etmemizi, kimliğimizden ve onurumuzdan vazgeçmemizi sağlamaya çalışanlara karşı yürütülen mücadelede beraber olmaktan başka şansımız yoktur. Bunun için de AKP’nin gerici ve muhafazakar siyaseti ile her türlü bağı koparmak, halkımıza yaslanmak tek çıkar yolumuzdur.

Şimdi, yarattığınız beklentinin gereğini yerine getirme sorumluluğu ile başbaşasınız. Bu uğurda atacağınız olumlu adımları destekleyeceğimizi tüm samimiyetimizle söylemek isteriz. Ancak bugün olduğu gibi AKP’nin kurmaylarının, mollalarının, sermayedarlarının yanında boy göstermekle, gericiliğin kutsandığı törenlere katılmakla yapılacak yanlışların telafisi olmayacağını da bilmek zorundasınız.

Baraka olarak safımızın Kıbrıslı Türk halkının safı olduğunu, CTP’yi de burda görmek istediğimizi açık yüreklilikle ifade ediyoruz…

 

Baraka Kültür Merkezi (a)

Münür Rahvancıoğlu