“İMAMIN ORDUSU” MU GELİYOR?

Baraka Kültür Merkezi aktivisti Hasan Yıkıcı’nın imzasıyla yayınlanan bildiri:

imageÜlkemizde yıllardır uygulanan asimilasyon politikalarının AKP döneminde biçim ve nitelik değiştirerek daha da şiddetlendiği, yaşam alanlarımıza ve kurumlarımıza yönelik müdahalelerle hissedilmektedir.

Uzunca bir süredir AKP’nin polis teşkilatına yönelik müdahaleleri çeşitli biçimlerde gündeme gelmişti. Bunların en sonuncusu ise polislerin kıyafetlerinde yapılan renk değişikliği oldu. Polis teşkilatına, Türkiye’de “imamın ordusu” da denen polis ile aynı kıyafetlerin giydirilmesi, AKP’nin buradaki polisi de eli kanlı “imamın ordusuna” benzetme çabalarını arttırdığını gösteriyor.

Yönetimi Kıbrıslı Türklere ait olmayan ve TC’nin asker-sivil bürokrasisine bağlı olan polis teşkilatındaki değişimler sadece kıyafet düzenlemesi ile başlamadı. Polis teşkilatının içinde halkımızın her kesiminden memurların zor şartlarda çalıştığı, kimisinin işsizlikten dolayı bu mesleği seçtiği ayrıca teşkilat içinde de pek çok haksızlık ve adaletsizik yaşandığı herkesin malumudur. Bazı polis mensuplarının demokratik haklara saygılı ve barışçı fikirlere sahip olduğu da bilinmektedir. Ancak toplumsal muhalefetin karşısına egemenler tarafından şiddet ve baskı aygıtı olarak çıkartılan polis teşkilatının saygınlığı son yıllarda halk nezdinde kaybolmuştur. Bugün polis teşkilatı, AKP’nin müdahaleleri ve TOMA alımı gibi “ileri demokratik” adımlarla halk tarafından daha da tepki çeken bir konuma düşmektedir.

İklim koşulları göz önüne alınarak belirlenen bir önceki kıyafetlerin yerine Türkiye’deki zalim ve halk düşmanı polisin giydiği kıyafetlerin yeni polis üniforması olması AKP’nin ülkemizdeki tüm kurumları kendine göre uyarlamakta ileriye gideceğinin bir göstergesidir.

Buna rağmen uzunca bir süredir sivilleşme tartışmaları yürüten siyasi parti ve odakların bu konu karşısında sessiz kalması da düşündürücüdür.

Polis teşkilatına yapılan bu AKP müdahalesi bir yandan sivilleşmenin aciliyetini ve gerekliliğini gösterirken diğer yandan da önümüzdeki dönemde önüne geçilemediği taktirde TOMA’larla da birlikte polis teşkilatının halka karşı bir askeri birlik gibi kullanılacağının göstergesidir.