NASIL BİR BELEDİYE? – Ali Şahin

Lefkoşa Belediyesi için seçim tarihi açıklandı.

Boşalan belediye başkanlığı ve belediye meclisi koltukları için 7 Nisan’da seçime gidilecek.

Sağdan sola kadar birçok çevrenin gündeminde çok büyük yer tutuyor Lefkoşa Belediyesi.

Özellikle mecliste var olan partiler için.

Bu partiler, belediye için gerçekleşecek bu seçimin bir yıl sonra gerçekleşecek genel seçim ve ardından gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir gösterge olacağını düşünüyor.

Haksız sayılmazlar da hani!

Merkez sağ ve sol partilerin zaten bu kadar borç içine sokulmuş bir belediyeye rağmen bu denli hevesli olmalarının sebebi bu yıldan seneye sıçrayacak bir ivme yaratmak.

7 Nisan’daki seçimi de bu ivmenin ilk adımı olarak görüyorlar.

Ancak bu ince hesapların arasında güme giden sorular var.

Bu sorulardan başta geleni şudur:

Nasıl bir belediye halkın çıkarına çalışabilir?

Şu ana için çok büyük sorun olduğunu kabul etmekle beraber belediyede yaşanan tek sorunun mali kriz olduğunu söyleyebilir miyiz?

Bir belediyeyi iki yönlü bir şekilde ele alabiliriz.

Birinci belediyenin halka sunduğu hizmet ikincisi ise çalışanlarına sunduğu koşullar.

Belediyelerin halka sunabileceği hizmet alanı son derece geniştir.

Temizlikten toplu taşımaya, kültür/sanattan çevre düzenlemesine kadar geniş bir yelpazeye sahiptir belediyeler.

Genel olarak hayata bakış açınız yani fikriyatınız belediyenin sunduğu bu hizmetlere ve belediye çalışanlarına bakışınızı da belirleyecektir.

Doğal olarak şu anda yaşanan mali kriz de bu bakış açısından nasibini alacaktır.

Örneğin mali sorunları gidermek için çalışanları işten çıkarmak ya da belediyenin hizmet birimlerini özelleştirmek bir çözüm önerisi olabilir.

Ancak bu tarz öneriler halkın lehine çözümler değil aksine halkın çıkarları karşısında sermayenin çıkarlarını savunan çözüm önerileridir.

Dolayısıyla bizim için mesele sadece belediyeyi girdiği borç batağından kurtarmak değil aynı zamanda halkçı bir belediye örneği yaratabilmektir.

Ortaya koyduğu hizmetlerle, çalışanlara sunduğu koşullarla rant için değil halk için bir belediyecilik.

Aksi takdirde aldığı kredilerle belediyeyi dolayısıyla çalışanları ve halkın hakkı olan hizmeti ipotek altına alacak olan ya da her türlü hizmeti özelleştirerek belediyeyi belediye olmaktan çıkarıp birilerinin servet kapısı bir şirket haline dönüştürecek olan “çözümler” halk için çözüm değil başka biçimde bir sorun ve kriz olacaktır.

İşte 7 Nisan’da gerçekleşecek olan seçime yüklediğimiz anlam tam da bu çerçeveden olmalıdır.

Halkın ve çalışanların karar alma mekanizmalarına dahil olabileceği, çalışanların haklarını eksiksiz aldığı, oluşturduğu ücretsiz kreşlerle kadınların sosyal yaşama daha aktif bir şekilde katılabildiği, sunduğu toplu taşımacılık hizmetleriyle şehir içi ulaşımı daha kolay ve düzenli hale getiren, yarattığı kültür/sanat, spor imkanlarıyla halkın sosyal gelişiminin önü açıldığı, partilerin oy için bir araç haline getirilmeyen, kendi öz kaynaklarıyla var olabilen…  bir belediye.

Bizim yani halkın çıkarına olan belediyecilik anlayışı budur.

Bu seçimde de savunup çözüm için halka sunabileceğimiz tek belediye böyle bir belediyedir.

Kendini halktan yana tanımlayan her bireyin her siyasetin yükseltmesi gereken belediye sloganı da budur.

Aksini savunanın belediyeciliği halk için değil rant içindir.