ŞARKIMIZ HİÇ BİTMESİN! – Başak Önel

“Umutlu ya da umutsuz, şarkılar söylensin yeter ki. Bir insanın canı, yüreği umutlu ya da umutsuz hiçbir şarkıyı söylemek çekmiyorsa, artık ölüp gömülebilir. (…..) Ama hiçbir düzende hiçbir insanın böylesine şarkısız kalmasına ve böylesine ölüp gömülmesine izin verilmemelidir.”(1)

 

Baraka 12 yıldır yüksek bir sesle devam ediyor şarkısına… Notalarla süslüyor sokakları! Tarihin dizesini notalarla süslüyor… Bir an olsun susmuyor! Çağırıyor: Sen de katıl bu kalabalık şarkıya, sesini çıkar sokağa! Güzel günlerin bestesi, yankılansın yollarda…

2006 yılıydı Baraka’ya ilk adımımı attığımda. İnanç ve umuttu beni ilk karşılayan kapıda… Yıl 2013 ya, o inanç ve umut hiç eksilmedi Baraka’da.

2011 yılında yazdığım yazının ufak bir kısımcığı geliyor aklıma, tercüman oluyor şimdi yine duygularıma:

 

Küçük kara balık, taşar da Samed Behrengi’nin kaleminden hayat bulur Baraka Kültür Merkezi’nde. Küçük kara balık şöyle der: “İşte gündüz, gündüzün sonu gece. Yılın da bir sonu var, ayın da. Karanlığın da… Yeter ki bilelim biz bunu, yeter ki sezelim…” Ve yola koyulur öğrenmek ve göstermek için balık kardeşlerine yaşadığı “dere bir avuç su mudur? Yaşam denen şey gerçekten bu mudur?”

Küçük kara balık yola çıkacağında yaşlı balıklar onu tehdit eder, çizmeyi aşmamasını söylerler. Bazıları sırtını sıvazlayıp “gençlik hevesi, gel vazgeç” der… Küçük kara balık kararlıdır ve yola koyulur. İlerler de kat kat yol alır… Yolda edindiği dostların ona anlattıklarıyla kurtulup koca bir pelikanın torbasından yeni nehirler, yeni denizler görür. Kararlıdır yolun sonuna gitmeye; karabatağa yem olmak pahasına… Kararlıdır sonuna kadar gitmeye; yol göstermek  için balık kardeşlerine, ateşlemek için umut kıvılcımını diğer küçük balıcıkların yüreklerinde…

 

SÖZÜMÜZ TÜKENMESİN!

Sesi kısılmaya, sözü tüketilmeye çalışılır Kıbrıslı Türk halkının yıllardır!

Bazen adanın sesi coğrafyaları aşar bazense havada asılı kalır sesler, moral kanatır…

Baraka yılmaz bağırır: Yılgınlık yok, az daha sabır!

 

Yine sözümüzü söylemenin bir imkanı var olageldi güne: Yerel seçimler.

Baraka’nın bağımsız belediye meclis üyesi adayı Merter Refikoğlu, sözümüzün sesidir!

Bir insandan ziyade isyanın nefesidir.

Ankara’ya direncin göstergesi, halkın iradesinin neferidir…

 

Vaatler sıralamıyor Merter Refikoğlu…

Ancak söz veriyor Lefkoşalının sesi olacağına. Söz veriyor, yolsuzlukları, düzenbazlıkları Lefkoşalıyla paylaşacağına. Belediyede olan biteni halka taşıyacağına…

Vaatleriyle var olmaya çalışan nicelerini gördük bu süreçte…

Kurtuluşu salt parlamentodan ibaret gören ve onu elde etmek için her yola başvuranlar gördük. Belediye emekçileri evine ekmek götüremezken, halk günden güne yoksullaşırken, afişinden pankartına seçim şarkısından reklamına her yere para savuranlar… Oy satın alanlar, bildiri dağıtımı için insan kiralayanlar!

 

Hiçbiri açıklamadı seçime döktüklerini. Yüzsüzlüğü örtmez ki sessizliğin kendisi…

Oysa bu yola Merter Refikoğlu ile çıkan Baraka paylaştı seçim bütçesini.

Ufak maddiyatın yanında yüklü dayanışma, arkadaşlık, dostluk ve yoldaşlıktı kabartan listeyi.

Reklam ajanslarına dökülmemişti paralar. Seçim videolarını Baraka Film Atölyesi yapıyordu. Afişleri süsleyen Baraka’nın yıllardır yaptığı eylemlerden alınan görüntülerdi. Afişlerin dizaynı Barakacı bir yoldaşımızın yüreğinden kopan, sloganlar inançlı arkadaşlarımızın yaratıcılığıydı…

Seçim şarkıları için dudak uçuklatan ücretler verilmedi. Umutla yazıldı sözler, heyecanla icra edildi Baraka’nın müzik grubu Sol Anahtarı tarafından…

Dayanışmanın ürünüydü şarkıların kaydı ve gazete ilanlarının yayınlanması…

Kendi gücüne inanan, kolektiviteyi önüne koyan ve umuda sahip çıkan Baraka ile yürümek isteyenler bu yolu, yapmalıdır tercihini Merter Refikoğlu’ndan yana…

Sözümüze sahip çıkmak için bir tik de Refikoğlu’na…

(1)Fikret Demirağ

Baraka’nın seçim materyaline ulaşmak için: www.ankaradegillefkosa.org

 

Bu yazı 2 Nisan 2013 tarihinde Afrika gazetesinde yayınlanmıştır