SEÇİMİN SONUÇLARI – Mustafa Keleşzade

imageBugün seçim günü. Gün içerisinde seçim sonuçları açıklanacak. Seçimin “kazananları” ve “kaybedenleri” belli olacak. Artık herkes son tahminlerini yapmaya başladı.

Bazı partiler ise son gün ne kadar oy satın alabileceğinin telaşı içinde koşuşturmakta. Bazı parti adayları ise karmalar ile kendimi nasıl daha yukarıya çekerim, önümdeki adayları nasıl keserimin telaşını yaşıyordur eminim.

Ankara ise kendi çalışmalarını tamamlamış, yeni işbirlikçisinin kim olacağı, kendi adına yok oluş paketlerini kimin geçireceği konusunda çok olmasa da bir heyecan yaşamaktadır diye düşünüyorum. Fakat, “birileri barajı geçer mi aceba?” diye de heyecanından büyük bir telaşı olduğuna eminim.

İnsanımıza gelirsek, seçimlerden yüzdelik olarak kimin nasıl bir sonuçla çıkabileceği konusunda çoğumuzun tutarlı bir fikri vardır.  Bu sebeple, yazıda seçimin diğer bazı sonuçlarına değinmek istiyorum.

Önce bazı sevindirici sonuçlar. Yarın itibari ile artık sokaklarda araç konvoyları olmayacak. Kenarlarından bayraklar ve o bayrakları tutan gençlerin sarkılı olduğu araçlar geçmeyecek yanımızdan. Yani o gençlerin geleceklerini karartanlara alet olduğunu görmeyeceğiz artık. Kornaların yarattığı ve herkesi daha agresif hale getiren ses kirliliği de olmayacak.

Sol diye bilinen partiler artık işgalci bayraklarını sokaklarda taşımayacaklar, mitinglerinde de asmayacaklar. Yıllarca kendilerini desteklemiş insanları daha fazla üzmeyecek, onurunu daha fazla zedelemeyecekler yani. Tabi bu artık bu düşünceden vazgeçeceklerinden olmayacak; seçim sonrası sokakta olmalarına, miting düzenlemelerine kendi mantıklarınca gerek kalmayacağından olacak bu. Ama yine de insanlar bu utancı yaşamakta kurtulacaklar ya olsun…

Artık kimse Lefkoşa’ya deniz getireceğine söz vermeyecek. Uzun bir süre daha kimse ekonominin uçtuğunu iddia etmeyecek. Gençliğin, yaşlıların, memurun, hayvancının ve esnafın tamam olduğunu söylemeyecek. Bizi kurtaracak sihirli formüllerini anlatmayacak. Yani seçim sonucunda ülkedeki yalan oranı bayağı bir düşecek.

Fakat uygulanan dayatma neoliberal politikalar sürmeye devam edecek. Özelleştirmeler durmayacak, belki yasası çıkarılacak, kılıfına uydurulacak ama sürecek. Gençlerimizin giderek daha da kötü yaşam koşullarına mahkum edilmesi sürecek. Kuran kurslarının yayılma hızını, bir tek AKSA’nın denize akıttığı petrol geçecek. Birileri yöneticilerimizin Türklüğünü ispatlamasını istemeye, bizlere besleme diye hakaret etmeye de devam edecek.

Seçim sonucu değişmeyecek olan bir şey daha olacak. Baraka ve diğer rejim karşıtı güçler seçimden önce olduğu gibi, seçimden sonra da sokakta olmayı sürdürecek. Gericilerin kuran kurslarına karşı alternatif yaz kursları geliştirilerek devam edecek. Beleş deniz eylemleri sürecek, AKSA’ya ise rahat verilmeyecek. Hükümetteki işbirlikçi kim olursa olsun, yok oluş yasalarına karşı direniş örülmeye ve genişletilmeye devam edecek. Tayyip ve şürekası oturdukları yerde ne söylerse söylesin, Kıbrıs’ta sokaklar onlara dar edilecek. 14 Ağustos’da işgal kutlanamayacak, yıllardır gerçekleşen eylemler daha da kitleselleşecek. Solu işbirlikçilere bırakmamak için direniş köklerini daha da derinlere yaymaya devam edecek. Yani uzun lafın kısası bağımsız bir Kıbrıs için onurlu bir mücadele seçim sonucu ne olursa olsun sürecek.

 

Mustafa Keleşzade

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti