TÜRKİYE İLE İYİ İLİŞKİLER KURMAK – Celal Özkızan

adl fotoBiz bir şeyleri yanlış anlatıyoruz aslında…

 

 

Biz kendimizi yanlış anlatıyoruz…

 

 

“Yanlış anlaşıldık” kibirine kapılmanın lüzumu yok…

 

Potansiyel olarak sizi anlamaya uygun kişilere derdinizi anlatamıyorsanız, yanlış anlatıyorsunuz demektir…

 

 

***

 

Peki biz neyi yanlış anlatıyoruz ?

 

Seçim çalışmalarımız boyunca, şunu net bir şekilde ortaya koyduk, koymaya da devam ediyoruz :

 

Bu seçim, özelde AKP’ye ve genelde Ankara’ya karşı sergilenecek duruş bakımından sadece iki kesim arasında geçiyor :

 

 

AKP’ye ve Ankara’ya -farklı düzeylerde de olsa- yamanacak, yancılık yapacak, işbirlikçilik yapacak 4 parti, ve AKP’ye ve Ankara’ya karşı “Kıbrıslı Türkler’e koşulsuz şartsız saygı göstereceksin” diyen BKP Toplumsal Varoluş Güçleri…

 

 

Yani bir tarafta; işi artık iyice utanmazlığa vurup Kıbrıslı Türklerin onurunu her sözü ve icraatı ile lekeleyen ve Tayyip’in iki dudağı arasında yaşayan UBP,

 

Biz aslında kendi kendimizi yönetmeyi becersek, sakarlık yapmayıp kendi evimizin efendisi olabilsek canım Ankara’mız bize kollarını açar, bizi kucaklar, bize hiç mi hiç karışmaz deyip akıllara Nasreddin Hoca’nın “hırsızın hiç mi suçu yok?” temalı fıkrasını getiren DP-UG…

 

 

Bu iki sağ partiye kıyasla AKP’ye ve genelde Ankara hükümetlerine karşı daha mesafeli gibi görünen ama “Eh, ekonomik paketi iptal edemeyiz” diyen, “Tamam bize “besleme” diyor Erdoğan, ekonomik, sosyal, kültürel, politik olarak her işimize burnunu sokuyor AKP ama yine de AKP ve Türkiye ile iyi ilişkiler kurmalıyız, tamam kızgınız ama onlara karşı çok ayıp etmeyelim, mesela işgal değil vesayet diyelim ki canları sıkılmasın” gibi laflar eden CTP ve TDP…

 

Öte tarafta ise, Kıbrıslı Türkler’i her gün aşağılayan, ekonomik varlıklarımızı elimizden alan, politik irademize hem seçim zamanı hem geri kalan zamanlarda müdahale eden, geçmişte Türkleştirmeye bugün ise Sünni Müslüman yapmaya çalışarak asimilasyon uygulayan Ankara hükümetlerine karşı lafı dolandırmadan, eveleyip gevelemeden ” Yeter ! ” dememiz gerektiğini düşünen ve bu uğurda her bedeli ödemeye hazır olan, hatta Kıbrıslı Türkler’in ödeyeceği bedelin en büyük payını ödemeye hazır olan BKP Toplumsal Varoluş Güçleri…

 

***

 

Peki vaziyet bu mu gerçekten de ?

 

Onlar “Türkiye ile iyi ilişkiler kurmalıyız” diyor, biz ise “Hayır kurmamalıyız” mı diyoruz ?

 

Asla…

 

İyi ilişkiler kurmalıyız denen Türkiye tam olarak ne oluyor ?

 

Türkiye sadece AKP mi ?..

 

Türkiye sadece Türk askeri mi ?

 

Türkiye sadece Tayyip Erdoğan mı ?

 

 

***

 

5 kişinin öldüğü, onlarcası ağır olmak üzere binlerce kişinin yaralandığı Gezi Parkı direnişi süresince neredeydi bu “Türkiye ile iyi ilişkiler kurmalıyız” diyen partiler ?

 

Bizler gerek elçilik önünde, gerek farklı alanlarda Türkiye halkları ile dayanışma eylemleri ve etkinlikleri yaparken…

 

Bizler “acınız acımızdır” diyerek elçilik önünde geceden sabaha kadar eylem yaparken…

 

Bizler “mücadeleniz mücadelemizdir” diyerek örgütler olarak kendi işimizi gücümüzü bırakıp sadece Gezi Parkı direnişine odaklanırken…

 

Yani kısacası bizler Türkiye halkları ile iyi ilişkiler kurarken, nerdeydi bu “iyi ilişkici” partiler ?

 

Yoksa “Türkiye” dediklerinde akıllarına Türkiye halkları değil de zalim AKP ve Tayyip Erdoğan mı geliyor ?

 

Bize “Türkiye’siz olmaz” diyen bu partilerin demek istedikleri acaba “AKP’siz ve Tayyip’siz olmaz” mıdır ?

 

Sokağa dökülen milyonlarca Türkiye insanı ile dayanışma eylemlerinin hiçbirine parti olarak katılmayan bu partiler, Türkiye’nin tam olarak hangi kısmı ile iyi ilişkiler kurmaktan söz ediyorlar ?

 

Bir ülkenin milyonlarca insanının mücadelesine ve acısına ortak olmadan, onlarla dayanışma göstermeden, onlara zulmeden AKP’ye ses çıkarmadan, o insanların üstüne polisi acımasızca saldırtan Tayyip Erdoğan’a ses çıkarmadan nasıl iyi ilişkiler kuracaklar Türkiye ile ?

 

***

 

Sadede geleyim…

 

Biz kendimizi yanlış anlatmışız bugüne kadar…

 

Türkiye ile en iyi ilişkileri kuracak olanlar bizleriz…

 

Türkiye halklarının acısına gözyaşı, mücadelesine omuz, mutluluğuna gülümseme olacak olanlar bizleriz…

 

AKP ile ve Türkiye halklarına zulmeden gelmiş geçmiş bütün Ankara hükümetleri ile iyi ilişkiler kuranlar da onlar…

 

Biz “Türkiye” dediğimizde mücadele eden, direnen, öfkesini mizahına döküp yüreğini sokaklara koyan aydınlık yüzlü insanları anlıyoruz…

 

Onlar “Türkiye” dediklerinde ise karanlık insanları, Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’yi anlıyorlar…

 

Peki ya siz hangi Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istiyorsunuz ?

 

  

Celal Özkızan
Baraka Aktivisti