BARAKA KÜLTÜR MERKEZİ’NDEN BOĞAZ PİNKİK ALANI İLE İLGİLİ BİLDİRİ

Baraka Kültür Merkezi Hasan Yıkıcı imzası ile boğaz piknik alanının özelleştirilmesi ile ilgili 24 Haziran 2013 tarihinde bir bildiri yayınladı.

 

barakaAğacın gölgesine dokunma, Boğaz Piknik alanı özelleştirilemez

Kıbrıslı Türklere ait pek çok kurum ve değer yıllardır özelleştirilerek yerli veya yabancı sermayeye peşkeş çekilmekte, elimizden alınmaktadır.

Bunun en yeni örneği ise Boğaz Piknik alanının özelleştirilmeye başlamasıdır. Boğaz Piknik alanının da sermayeye devredilmesiyle birlikte piknik yapmak için oturacağımız masa, serinlemek için sığınacağımız ağaçların gölgesi, rahatlamak için soluyacağımız temiz hava, ailemiz veya arkadaşlarımızla geçireceğimiz hoş vakit de ücrete tabi tutulacak, en temel yaşamsal haklarımız, doğanın bizlere sunduğu güzellikler sermayenin kıskacında ticari birer hizmete dönüşecek…

Bunun yanı sıra her özelleştirme sürecinde olduğu gibi Boğaz Piknik alanının özelleştirilmesi sürecinde de halk arasında Piknik alanının zaten kirli olduğu, özelleştirilmesi durumunda da temizleneceği ve daha kaliteli olacağı algısı yayılmakta. Bu durumda akla sormamız gereken bir soru geliyor: Temizlemek için özelleştirmek mi lazım?

Halbuki burada üzerinde durulması gereken nokta, Boğaz Piknik alanından sorumlu kamu kuruluşlarının neden görevlerini yerine getirmeyerek, oraya gereken özen ve bakımı yapmıyor olmalarıdır. Orman Dairesi ve ilgili belediye Boğaz Piknik alanına asgari ilgiyi dahi göstermemesi; bir yandan topluma karşı olan sorumluluklarını istismar etmekte, diğer yandan ise özelleştirme politikalarına sözde meşru zemin hazırlamaktadır.

KTHY’yi bile isteyerek ekonomik olarak zor duruma sokup, sonra da sanki bu durum kendiliğinden olmuş gibi “ekonomik verimlilik adına özelleştirmemiz gerek” diyenler, şimdi aynı kirli oyunu, Boğaz Piknik alanını atıl halde bırakarak ve halkta “zaten pisti burası, özelleşse da temizlense” algısı yaratarak uyandırmaya çalışıyorlar

Verdiğimiz vergiler kamusal alanların daha yaşanılabilir yerler olması adına iken, devlet kurumları söz konusu yerleri bırakın daha yaşanılabilir yapmayı, daha yaşanılamaz bir hale dönüşmesine katkı koymaktadır. Çözümü ise kamusal ve ekolojik alanların sermayeye peşkeş çekilmesinde bulmaktadırlar.

Boğaz Piknik alanı bu ülkenin sembolik ve halkın en çok kullandığı doğal alanların başında gelmektedir. Bizler için bu doğal alanın özelleştirilmesi kabul edilemez bir durumdur. Denize girişlerden para alan zihniyet bugün ormanlarımıza, ağaçlık alanlarımıza da girmiş bulunmaktadır. İnsanların sosyalleşeceği tüm ortamlar yavaş yavaş ücretli hale gelmekte, yaşam alanlarımız gittikçe daralmaktadır. Baraka Kültür Merkezi olarak, Boğaz Piknik alanının özelleştirilmesi sürecinin takipçisi olacağız ve kimsenin beklemediği anlarda bu oyunu bozmak için elimizden geleni ardımıza koymayacağız.