RAHVANCIOĞLU: “Egemenlerin rahatsızlığını arttıracağız”

28 Temmuz tarihinde yapılacak Milletvekilliği Erken Genel Seçimi’nde aday olan gençlerle röportajlar yapan Kıbrıs Postası’nın Münür Rahvancıoğlu ile gerçekleştirdiği röportajı sitemizden okuyabilirsiniz:

 

Munur

Birleşik Kıbrıs Partisi – Toplumsal Varoluş Güçleri Lefkoşa Adayı Münür Rahvancıoğlu 1977 yılında Lefkoşa’da doğdu. Doğu Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi.

Baraka Kültür Merkezi’nin kurucularındandır. Ayrıca gönüllü olarak Khora Yayınları’nın kitap editörlüğünü yürütüyor.

Üniversite hayatı boyunca, DAÜ’de örgütlü Demokratik Gençlik Hareketi ve Kıbrıs çapında örgütlü Bağımsız Gençlik Platformu’nda (BGP) aktif olarak çalıştı. BGP yayını olan ÇATI isimli dergide yazılar yazdı.

1997 yılında Kutlu Adalı’nın öldürülmesinden sonra oluşan Demokrasi ve İnsan Hakları Hareketi’nin kurulması sürecine katıldı.

Münür Rahvancıoğlu’nun Kıbrıs ve Türkiye’de çeşitli gazete, dergi ve kitaplarda makaleleri yayınlandı. 1999 yılında “Kıbrıslı Türk Devrimci Hareketi (Halk-Der)” isimli çalışması kitap olarak Türkiye’de basıldı.

“Göç Yasası”na karşı yapılan protestolarda gözaltına alınarak hakkında dava okunan Rahvancıoğlu, bu davadan beraat etti.
2005 yılından beridir Çalışma Müfettişi olarak çalışıyor.

“ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI SES VERİYORUZ”

Baraka aktivisti olan Münür Rahvancıoğlu, BKP ile Baraka’nın seçim ve eylem birlikteliğinin bir parçası olarak milletvekili adayı oldu.

Rahvancıoğlu, BKP, Baraka ve Devrimci Komünist Birlik’in oluşturduğu Toplumsal Varoluş Güçleri’nin Kıbrıs Türk toplumunun giderek hızlanan yokoluş sürecinde güçlü bir alternatif yaratmayı hedeflediğini söyledi.

Özellikle Ankara’dan dayatılan politikalara yönelik sokakta sürdürülen direnişi parlamenter alanda da sürdürmek istediklerini anlatan Rahvancıoğlu, “Kıbrıs’ın birleşmesi ve halklarının kardeşliği için yani barış için yürütülen samimi mücadeleyi ve giderek tüm kurumlarımızı elimizden almakta olan özelleştirmelere karşı ortak bir ses veriyoruz” dedi.

BKP – TVG olarak siyasetteki kirlenme ile toplumsal hedeflere odaklı mücadelenin farkını gösterebilmeyi umduklarını söyleyerek, siyasal alanda yozlaşma tavan yapmış durumda olduğunu kaydetti.

“28 TEMMUZ NE BİR BAŞLANGIÇ NE DE BİR SONDUR”

Münür Rahvancıoğlu;

“Bizim BKP TVG bileşenleri olarak asgari müşterek olarak belirlediğimiz üç ana nokta var. Birincisi, ülkemizin yeniden birleştirilmesi ve halklarının kardeşliği yani barış. Bu notadan taviz vermemiz mümkün değil. Seçilsek de seçilmesek de elimizdeki her aracı kullanarak barış için mücadele edeceğiz.

İkinci nokta genelde neo-liberal politikalara özelde ise her türlü özellleştirmeye net bir karşı çıkış… Özelleştirme karşıtı mücadele yürüten kesimlerin güçlendirilmesi ve seslerinin daha gür bir şekilde çıkması gerekiyor. Çünkü özelleştirme dünyanın her yerinde yoksulluk demek. Ama bizim ülkemizde buna ek olarak Kıbrıslı Türklerin yokoluşu demek. Bir halkın yokoluşa direnmemesi düşünülemez.

Üçüncü nokta ise Ankara’dan dayatılan her türlü onursuz ilişkinin reddi, deşifre edilmesi, halkımız ile paylaşılması ve umut verecek bir duruşun örgütlenmesidir. Bu üç noktanın üçünü birden sokakta, iş yerinde, mecliste, sendikada, eylemde, grevde, okulda kısacası her yerde büyütmemiz lazım. 28 Temmuz bu anlamda ne bir başlangış ne de bir sondur.

Aynı zamanda bu mücadele toplumuzda kısa süreli beklentilere dayalı olmayan, uzun vadeli bir direniş kültürünün gelişmesine de hizmet edecek diye düşünüyorum. Direniş kültürü geliştikçe onur duygumuzun ve umudumuzun da artacağı bir gerçek. Kısacası toplumsal varoluş mücadelemizin başarıya ulaşması için bugün zaten yaptığımdan farklı bir şey yapmayacağım” ifadelerini kullandı.

“BİRLİKTE DİRENEREK VAROLABİLİRİZ”

Hem rejim partilerine hem de Ankara politikalarına yönelik ciddi bir tepki olduğunu ifade eden Rahvancıoğlu, bu tepkinin örgütlü olmadığını, Kıbrıslı Türklerin ancak birlikte direnerek varolabileceğini vurguladı.

Barış, özelleştirme karşıtlığı ve Ankara karşısında onurlu bir duruş için net mesaj verilmesi gerektiğini anlatan Rahvancıoğlu, BKP-TVG olarak %5’lik barajı geçmeye odaklandıklarını ve bunun mümkün olacak gibi göründüğünü söyledi.

“MÜCADELEMİZİ PARLAMENTOYA TAŞIMALIYIZ”

Münür Rahvancıoğlu şunları kaydetti:

“Genel seçimlere katılımın %78’in altına düştüğü bir örnek yok. Diyelim ki bu yıl katılım %70’de bile kalsa bunun yaratacağı etki ile, BKP TVG’nin barajı iyi bir farkla geçtiği bir örneğin yaratacağı etkiyi düşünsünler. Bizim söylemlerimizi iyi takip etsinler, geçmiş pratiğimize de baksınlar. O zaman %7-8 veya belki %10’luk bir BKP TVG oyunun ciddi bir rahatsızlık kaynağı olacağını sanırım herkes kabul edecektir.

Kıbrıslı Tükler olarak tepkimizi, öfkemizi örgütlemek zorundayız. Miting meydanlarında verdiğimiz mücadeleyi, grev boylarında, sokaklarda verdiğimiz mücadeleyi parlamentoya da taşıyabiliriz ve taşımalıyız. Çünkü egemenlerin rahatsızlığını böylece daha da fazla arttıracağız. Dediğim gibi seçimler sokaktaki mücadelenin sadece bir yardımcısı olabilir. Esas olan halkımızın direnme kararlılığıdır. Bizim amacımız da bu direnişin büyütülmesidir.”

 

Kıbrıs Postası – Filiz Seyis

http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/109535/PageName/KIBRIS_HABERLERI