REFİKOĞLU VE BARAKACILAR TC ELÇİLİĞİ ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRDİ

Refikoğlu ‘Ankara değil, Lefkoşa’ diyerek TC Elçiliği önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

 “Seçim bahane mücadele şahane!”

DSC_0848 “Bu sürece mücadelemizi sandığa hapsetmek için değil, mücadeleyi sandığa hapseden zihniyete inat, sandığı sokaktaki bağımsızlık mücadelemize katmak için girdik.”

 

“Gücünü sokaktaki insandan ve sokağın ruhundan alan bizler zaten bundan öncede varolduğumuz yerde yürümeye devam edeceğiz. Tiyatromuzu oynayacak, sokak şarkılarımızı söyleyecek, bayraklarımız ve pankartlarımızla birlikte ‘Anlara Elini Yakamızdan Çek’ diye haykırmaya devam edeceğiz.Ve bu haykırış kırılan mühürler ile daha da gürleşecek, mesajımız varacağı yere başka bir yolla da ulaşacaktır. Pazar günü hangi sol adaya oy verirseniz verin fakat mühürleri de kırarak mücadelenin sandıklara sığmadığını gösterelim. Sandıklardan Ankara değil Lefkoşa taşsın, seçim sokak olsun.”

 

 

 DSC_0838“Buradan tüm radikal sol yapılara, örgütlere ve bireylere de çağrımızdır. Lefkoşalı’nın ve genel olarak tüm Kıbrıslı Türkler’in çıkışsızlığının ve alternatifsizliğinin temel nedeni bir araya gelip bağımsızlıkçı, devrimci ve sol bir seçenek oluşturamamaktır.”

 

LTB bağımsız meclis üyesi adayı Merter Refikoğlu ve destekçisi Baraka Kültür Merkezi TC Elçiliği önünde eylem gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında ‘Ankara Elini Yakamızdan Çek’ pankartı açıldı.

Merter Refikoğlu’nun okuduğu açıklamada Lefkoşa’nın ve Kıbrıslı Türklerin içinde bulunduğu durum değerlendirilirken, tüm sol güçlere de seçimden sonraki süreçte birlikte hareket etme ve dayanışma içinde olma mesajı verildi.

Basın açıklamasında, “Kıbrıslı Türk halkı olarak yıllardır daralan bir ablukanın içindeyiz. Tüketici, yoksunlaştırıcı ve yoksullaştırıcı bir abluka. Dağlarımızın oyulduğu gibi kimliğimiz de oyulmakta, denizlerimizin kirletildiği gibi toplumsal değerlerimiz de kirletilmekte, doğamızın sömürüldüğü gibi emeğimiz de sömürülmekte ve bu şehirde, yani Lefkoşa’da ve diğer şehirlerde mutluluğumuz ve huzurumuz, aynen geleceğimiz gibi çalınmaktadır” ifadelerine yer veren Refikoğlu “Baraka Kültür Merkezi de dahil olmak üzere tüm devrimci yapılar önümüzdeki süreçte solun birliği ve dayanışması; yeni bir seçenek oluşturma mücadelesinde üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmelidir. Aksi taktirde gittikçe daralan bu ablukada hareket edecek bir alana dahi sahip olamayacağız” şeklinde konuştu.

“Ankara değil Lefkoşa” dedik

DSC_0827Bağımsız belediye meclis üyesi adayı Refikoğlu seçim süreci boyunca ‘Ankara değil Lefkoşa’ sloganı çerçevesinde hareket ettiklerini ve seçim kampanyalarını TC Elçiliği önünde sonlandırmalarının sebebinin de bu olduğunu söyledi. “KKTC’nin tüm resmi siyasi tarihinin Ankara’nın iktidarı altında ve ona tabii olarak seçime ve seçilmeye odaklı hareketlerin tarihi” olduğunu ifade eden Refikoğlu şöyle konuştu: “Kıbrıslı Türk halkı olarak yıllardır bu ‘fanusun’ içerisinde belli aralıklarla sandığa gidiyoruz. Sadece sistem değil, aynı zamanda sağından veya solundan olsun sistem partileri de seçimleri bir dönemeç, bir kurtuluş ve çıkış olarak anlamlandırmaktadır. Fakat on yıllardır girilen tüm seçimler sadece aynı ‘fanusun’ içerisinde farklı bir şeride çıkmakla sonuçlandı. kktc’nin tüm resmi siyasi tarihi Ankara’nın iktidarı altında ve ona tabii olarak seçime ve seçilmeye odaklı hareketlerin tarihi oldu. Kıbrıslı Türkler bugüne kadar, gerçekleşmeyen vaatler ile kandırılmış, umutları ile oynanarak hayalleri örselenmiş ve ‘seçilenler’ tarafından aleyhine onca kararlar çıkarılmıştır.”

 

Özveri ve inanç

 

Seçim kampanyalarını bol sıfırlı paralarla değil, inanç ve özveri ile gerçekleştirdiklerini de ekleyen Refikoğlu “Yaygın seçim atmosferinin yanıltıcı akışına kapılmadık. Seçimin ve seçimcilerin diliyle konuşmadık, düşünmedik; sokağın diliyle konuştuk, kendi değerlerimizle düşündük. Seçim kampanyamızı bol sıfırlı paralarla değil; inanç, özveri, dayanışma ve mücadele azimiyle harmanlanan, değeri hiçbir maddi ölçek ile ölçülemeyen bir sermaye ile; insan ve emek sermayesi ile gerçekleştirdik. Gücümüzü Ankara patentli büyük reklam ve kampanya şirketlerinden değil, bizzat özgüven ve kolektif yaratıcılığımızdan aldık” şeklinde konuştu.

 

“Sandığı sokağa taşıyacağız”

Seçimlerin sadece bir araç olduğunu ve kendileri için esas olanın sokak muhalefeti zemininde mücadele vermek olduğunu ifade eden Refikoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Bu sürece mücadelemizi sandığa hapsetmek için değil, mücadeleyi sandığa hapseden zihniyete inat, sandığı sokaktaki bağımsızlık mücadelemize katmak için girdik. 7 Nisan’dan önceki havanın yerinde 7 Nisan’dan sonra yeller esecek. Bayraklar dürülecek, pankartlar kapatılacak. Bir ses kirliliğinden öteye gitmeyen partilerin seçim şarkıları artık çalmayacak. Köşe başlarında veya yol üzerlerinde örgütlerin üyeleri toplanmayacak. Tüm seçim partileri ve seçimciler evlerine çekilecek ve seyre dalacak. Fakat gücünü sokaktaki insandan ve sokağın ruhundan alan bizler zaten bundan öncede varolduğumuz yerde yürümeye devam edeceğiz. Tiyatromuzu oynayacak, sokak şarkılarımızı söyleyecek, bayraklarımız ve pankartlarımızla birlikte ‘Anlara Elini Yakamızdan Çek’ diye haykırmaya devam edeceğiz.Ve bu haykırış kırılan mühürler ile daha da gürleşecek, mesajımız varacağı yere başka bir yolla da ulaşacaktır. Pazar günü hangi sol adaya oy verirseniz verin fakat mühürleri de kırarak mücadelenin sandıklara sığmadığını gösterelim. Sandıklardan Ankara değil Lefkoşa taşsın, seçim sokak olsun. Yani kısacası bizim için seçim bahane, mücadele şahanedir…”

 

Radikal sola çağrı

DSC_0818Tüm radikal sol yapılara da çağrı yapan Refikoğlu, ilerleyen süreçlerde ayrıştırıcı değil yakınlaştırıcı diyaloglar kurulması gerektiğini ifade ederek, Baraka Kültür Merkezi de dahil olmak üzere tüm yapıların üzerine düşeni yerine getirmesi gerekliliğinin altını çizdi:

“Buradan tüm radikal sol yapılara, örgütlere ve bireylere de çağrımızdır. Lefkoşalı’nın ve genel olarak tüm Kıbrıslı Türkler’in çıkışsızlığının ve alternatifsizliğinin temel nedeni bir araya gelip bağımsızlıkçı, devrimci ve sol bir seçenek oluşturamamaktır. Baraka Kültür Merkezi de dahil olmak üzere tüm devrimci yapılar önümüzdeki süreçte solun birliği ve dayanışması; yeni bir seçenek oluşturma mücadelesinde üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmelidir. Aksi taktirde gittikçe daralan bu ablukada hareket edecek bir alana dahi sahip olamayacağız.”

 

Refikoğlu’nun açıklamasının tam metni:

 Seçim bahane mücadele şahane!

Kıbrıslı Türk halkı olarak yıllardır daralan bir ablukanın içindeyiz. Tüketici, yoksunlaştırıcı ve yoksullaştırıcı bir abluka!

 

Dağlarımızın oyulduğu gibi kimliğimiz de oyulmakta, denizlerimizin kirletildiği gibi toplumsal değerlerimiz de kirletilmekte, doğamızın sömürüldüğü gibi emeğimiz de sömürülmekte ve bu şehirde, yani Lefkoşa’da ve diğer şehirlerde mutluluğumuz ve huzurumuz, aynen geleceğimiz gibi çalınmaktadır.

 

Kıbrıslı Türk halkı olarak yıllardır bu ‘fanusun’ içerisinde belli aralıklarla sandığa gidiyoruz. Sadece sistem değil, aynı zamanda sağından veya solundan olsun sistem partileri de seçimleri bir dönemeç, bir kurtuluş ve çıkış olarak anlamlandırmaktadır.

 

Fakat on yıllardır girilen tüm seçimler sadece aynı ‘fanusun’ içerisinde farklı bir şeride çıkmakla sonuçlandı. kktc’nin tüm resmi siyasi tarihi Ankara’nın iktidarı altında ve ona tabii olarak seçime ve seçilmeye odaklı hareketlerin tarihi oldu.

 

Kıbrıslı Türkler bugüne kadar, gerçekleşmeyen vaatler ile kandırılmış, umutları ile oynanarak hayalleri örselenmiş ve ‘seçilenler’ tarafından aleyhine onca kararlar çıkarılmıştır.

 

Hafta sonu Lefkoşa Türk Belediyesi’nin, neredeyse Lefkoşa’yla birlikte çöktüğü bir ortamda yerel seçimlere gidiyoruz. Tüm siyasi odaklar ‘seçilirsem’ ve ‘seçildiğim zaman’ ile başlayan cümleler kurmakta, vaatler vermekte.

Yine alışıla gelmiş bir oyunun alışıla gelmiş replikleri tekrarlanmakta.

Aynı zamanda aktivisti de olduğum örgütüm, Baraka Kültür Merkezi olarak ilk kez bir seçim tecrübesi yaşadık. LTB meclis üyeliğine aday olma sebebimizi en başından beri ‘Ankara değil Lefkoşa’ şiarını yükseltmek ve o mecliste ‘arıza’ çıkartmak olduğunu dillendirdik.

Yaygın seçim atmosferinin yanıltıcı akışına kapılmadık. Seçimin ve seçimcilerin diliyle konuşmadık, düşünmedik; sokağın diliyle konuştuk, kendi değerlerimizle düşündük.

 

Seçim kampanyamızı bol sıfırlı paralarla değil; inanç, özveri, dayanışma ve mücadele azimiyle harmanlanan, değeri hiçbir maddi ölçek ile ölçülemeyen bir sermaye ile; insan ve emek sermayesi ile gerçekleştirdik. Gücümüzü Ankara patentli büyük reklam ve kampanya şirketlerinden değil, bizzat özgüven ve kolektif yaratıcılığımızdan aldık.

Bir yandan seçim çalışmalarımızı yaparken diğer yandan da Tiyatromuz yeni oyunu olan ‘Ödenmeyecek Ödemiyoruz’ isimli oyununu çıkarttı. Baraka’nın okuma grubundan tutun da film gösterimlerine kadar tüm rutin faaliyetleri aksamadan devam etti.

 

Bu sürece mücadelemizi sandığa hapsetmek için değil, mücadeleyi sandığa hapseden zihniyete inat, sandığı sokaktaki bağımsızlık mücadelemize katmak için girdik.

 

7 Nisan’dan önceki havanın yerinde 7 Nisan’dan sonra yeller esecek. Bayraklar dürülecek, pankartlar kapatılacak. Bir ses kirliliğinden öteye gitmeyen partilerin seçim şarkıları artık çalmayacak. Köşe başlarında veya yol üzerlerinde örgütlerin üyeleri toplanmayacak. Tüm seçim partileri ve seçimciler evlerine çekilecek ve seyre dalacak.

Fakat gücünü sokaktaki insandan ve sokağın ruhundan alan bizler zaten bundan öncede varolduğumuz yerde yürümeye devam edeceğiz.

Tiyatromuzu oynayacak, sokak şarkılarımızı söyleyecek, bayraklarımız ve pankartlarımızla birlikte ‘Anlara Elini Yakamızdan Çek’ diye haykırmaya devam edeceğiz.

 

Ve bu haykırış kırılan mühürler ile daha da gürleşecek, mesajımız varacağı yere başka bir yolla da ulaşacaktır.

 

Yani kısacası bizim için seçim bahane, mücadele şahanedir…

Buradan tüm radikal sol yapılara, örgütlere ve bireylere de çağrımızdır. Lefkoşalı’nın ve genel olarak tüm Kıbrıslı Türkler’in çıkışsızlığının ve alternatifsizliğinin temel nedeni bir araya gelip bağımsızlıkçı, devrimci ve sol bir seçenek oluşturamamaktır.

Baraka Kültür Merkezi de dahil olmak üzere tüm devrimci yapılar önümüzdeki süreçte solun birliği ve dayanışması; yeni bir seçenek oluşturma mücadelesinde üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmelidir. Aksi taktirde gittikçe daralan bu ablukada hareket edecek bir alana dahi sahip olamayacağız.

Pazar günü hangi sol adaya oy verirseniz verin fakat mühürleri de kırarak mücadelenin sandıklara sığmadığını gösterelim. Sandıklardan Ankara değil Lefkoşa taşsın, seçim sokak olsun.

 

Seçim bahane mücadele şahane.

Bağımsız Belediye Meclis Üyesi adayı

Merter Refikoğlu