SAVAŞ VE CONDOTTIERILER – Ali Şahin

condottieri

Tüm bu savaş çığırtkanlığını nasıl anlatabiliriz?

 Hangi gerekçe üzerinden savaş tamtamlarını kabul edebiliriz?

Özgürlük?

Yardım?

Yurt savunması?

Sanırım bu seçeneklerin hiçbiri Suriye üzerinde dönen savaş çığırtkanlığını kabul ettiremez bize.

Çünkü birilerine yardım etmek ve oraya özgürlük götürmek için başka bir yere giden yardım sevenlerin öyküsünü biz çok iyi biliyoruz.

Hele hele söz konusu yardım sevenler ABD ve İngiltere gibiler ise çok düşünmeye bile gerek yok.

Suriye’nin hemen yanı başına yani Irak’a bakmak yeterlidir.

O şanslı Iraklılar, 2003 Mart’ından beridir özgürlüğün meyvelerini topluyorlar.

Birileri de petrolün.

Tabi bu savaşlar üzerinden tahmin bile edemeyeceğimiz kadar para silah tüccarlarını unutmamak lazım.

Hükümet yetkililerinden onların yardakçısı medyaya kadar birçok kesim tarafından yoğun bir şekilde yürütülen savaş kışkırtıcılığını anlatabilmek için Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’ya başvurmak yerinde olur sanırım.

Galeano’nun “Paralı Askerler” hikayesi egemenlerin savaş mantığını çok iyi şekilde yansıtıyor.

 

“Onlara bugün sözleşmeliler deniyor.

Asırlar önce İtalya’da onlara condottieri denirdi. Öldürmeleri için kiralanırlardı ve condotta yapılan sözleşmenin adıydı.

Paolo Ucello son derece zarif bir biçimde giyinen ve çok hoş bir biçimde hareket eden bu savaşçıları çizdi; tabloları kanlı çarpışmalardan ziyade moda defilelerini andırıyor.

Ancak condottieri denen bu savaşçılar barış hariç hiçbir şeyden korkusu olmayan gerçek erkeklerdi.

Dük Francesco Sforza gençlik yıllarında bu işi yapmıştı ve bunu hiç unutmuyordu.

Dük bir akşam vakti Milano civarında dolaşırken önüne çıkan bir dilenciye atının üzerinden para attı.

Dilenci onun için en güzel dilekte bulundu:

-Barış seninle olsun.

-Barış mı?

Ve bir kılıç darbesi eldeki parayı uçurdu.”[1]

 

İşte günümüzün condottierileri ve efendileri aynı mantıkta devam ediyorlar.

Onlar savaş üzerinden besleniyorlar.

Savaşlarının özgürlükle, yurt sevgisi, insan sevgisi ile yakından uzaktan bir ilgisi yok.

Hatta onlar tüm bu duygu ve kavramların düşmanıdırlar.

Suriyelilerin Esad tarafından ezilmesinin onlar için hiçbir önemi yok!

Nasıl ki Iraklıların Saddam tarafından ezilmesisin bir önemi olmadığı gibi.

Ağladıklarında gözlerinden dökülenler timsah gözyaşlarından başka da bir şey değil.

Onların savaşları bizim savaşımız değil.

Bizim savaşımız bizzat egemenlere ve condottierilerine karşı.



[1] Eduardo Galeano; Aynalar, Sel Yayınları, Sf:108

Ali Şahin

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti