SIKINTI VE UMUT – Mustafa Keleşzade

 

 

Her seçim döneminde içime bir sıkıntı düşer. Her dönem sokaklar bizim der ve gücümüzün yettiği her alanda haksızlıklara ve dayatmalara karşı sesimizi yükseltiriz. Seçim dönemi hariç!

Seçim dönemlerinde ise sokaklar, oraya ait olmayanlarla dolar. Bizleri sokakta olmaya zorlayan işbirlikçiler, yandaşlar, yalakalar, dostlar alışverişte görsüncüler sokaklara iner. Sürekli bizlerin canını yakanlar, sanki hiçbir şey olmamış gibi sokaklarda bayrak sallamaya, bildiri dağıtmaya ve pişkince sırıtarak nutuklar atmaya başlar. Benim ise midem bulanır!

Artık Yeter!

Bu seçim ise artık yeter demenin zamanıydı bizler için. Artık daha yüksek çıkıyordu sesimiz. “Ankara Elini Yakamızdan Çek” diyebiliyor ve bu sesi muhataplarına duyurabiliyorduk.

Daha önce varlığımızı bilmeyen ya da önemsemeyen insanlar, solu ve solun ortaklaşmasının umudu ile bakıyordu bizlere. Bazı diğerleri ise korku ve tedirginlikle!

Artık yeter demek, solun ortak adayını yaratmak için oturduk masaya. Bundan kaçanı affetmeyeceğimizi de dile getirerek, başladık görüşmeye. Fakat olmadı. Belki birilerinin iktidar hırsından, belki bu işler masa başında olmayacağından, belki ise birileri korktuğundan olmadı. Neden olursa olsun, olmadı!

Fakat artık susamayız. Susamayacak olmamızın sebebi içimizdeki sıkıntıya artık daha fazla katlanamayacak olmamız değil. Bu sıkıntının artık daha fazla insan tarafından paylaşılması, halkın patlamak üzere olan bir volkana dönmesidir.

Bir Sıra Neferi: Merter Refikoğlu

Baraka olarak belediye meclisine bağımsız bir aday gösterdik ve mühür kırma çağrısında bulunuyoruz. Yani her dönem sokaklarda olan bizlerin artık bir de belediye meclis üyesi adayı var. Bu adayın amacı seçilmek değil, o bir sıra neferi! Merter Refikoğlu. Kazansa gerçekten büyük işler yapabilecek biri. Şehir plancısı, tiyatrocu, yazar, editör, kitapçı, diğer bir yönü ile ise göç yasası, toplumsal varoluş, karpaz eylemleri gibi eylemlerde en önde mücadele vermiş bir aktivist. Yani umut dolu bir genç. Fakat bu adaylık bir şahıs adaylığı değil.

Merter’in adaylığının altında çok daha büyük bir fikir ve mesaj yatıyor. Bu adaylık solun ortaklaşamamasına karşı bir isyan. Onuruna önem verenlere ve bağımsızlık isteyenlere bir ses. Umudu sönmekte olanların kalbine bir kıvılcım! Yani Ankara’ya karşı bir mesajın taşıyıcısı Merter.

Baraka çok net bir mesajı bu dönemde iletecek Lefkoşalı’ya: Seni bu hale getiren sağcı ve işbirlikçi partilere geçit verme! Ankara hükümetlerine ve solun ayrışmasına karşı ise, 15 tercihinden birini Merter’e yaparak, net bir mesaj ver. Onurunu koru!

Bu mesajın güçlü verilmesi egemenlere korku, dostlara ise umut verecek. Sola ise birleşmenin zaruriyetini gösterecek.

Eğer bu fikri sahipleniyorsan, sana oy vermekten büyük bir sorumluluk düşüyor. Bu mesajı yay, yay ki sesimiz daha duyulur olsun, bugün mühürleri, yarın zincirlerimizi kırabilelim.

 Bu makale 3 Mart 2013 tarihinde Afrika gazetesininde yayınlanmıştır.

Mustafa Keleşzade