“Dizi izleyeceğimize kitap okumayı tercih ettik…”

Elyeli genç kadınlar:

“Dizi izleyeceğimize kitap okumayı tercih ettik…”

1
Elyeli beş üniversiteli genç kadın ile köyde gerçekleştirecekleri okuma etkinliğini ve köy kütüphanesi fikrini konuştuk… Okuma etkinliğinde okuyacakları ilk kitap Niyazi Kızılyürek’in ‘Paşalar ve Pazpazlar’ kitabı olacak.

 

 

“Biz biraz da kapalı yetiştirildik. Yani tek bir bakış açısıyla eğitildik. Bunun dışına çıkmak lazım.”

 

“Herkes ya internet cafelere gidiyor ya da kahvelere. Buralarda da erkekler ağırlıkta. Kendimizi ifade edebileceğimiz alanlar yok. Evde oturup dizi izleyeceğimize birlikte kitap okumayı tercih ettik.”

 

Haber: Hasan Yıkıcı

 

Kıbrıs’ın batısında küçük bir köy. Doğancı; yani eski ve eskimeyecek olan ismiyle Elye! Belki Doğancı demek bir dil alışkanlığı haline geldi ama Elye’de ısrar etmek belleğin de bir direniş alanı olmasından kaynaklı olsa gerek.

Elye’de 5 kadın arkadaş. Önce ortak kitap okuma fikrinden hareket ediyorlar; sonra karşılaştıkları ilgi ve heyecan karşısında bir köy kütüphanesi fikri yeşeriyor.

Diyorlar ki, ‘evde oturup dizi izleyeceğimize kitap okumayı ve paylaşmayı tercih ettik.’

Diyorlar ki, ‘köydeki tüm sosyal alanlarda erkekler ağırlıkta. Biz kadınlar olarak kendimizi ifade edebileceğimiz alanlar yok.’

Diyorlar ki, ‘Biz biraz da kapalı yetiştirildik. Yani tek bir bakış açısıyla eğitildik. Bunun dışına çıkmak lazım.’

Ve diyorlar ki, ‘Bir siyasal partinin güdümüne de girmek istemiyoruz. En büyük hassasiyetimiz bağımsızlığımızı koruyarak devam etmektir.’

 

Elye’de 5 üniversiteli genç kadının başını çektiği yeni başlayacak olan okuma etkinliğinin ve köy kütüphanesi projesinin hikayesini Melek Kavaz, Emine Tecen ve Özge Efendi’den dinledik.

 

 

‘Okuyup paylaşabileceğimiz bir ortam istedik’

 

Yaz dönemine yönelik yola çıktıklarını ifade ediyor Melek. İlk başta kütüphane gibi bir fikrin olmadığını söyleyen Melek Kavaz gelen ilgi ve sahiplenmenin ardından kütüphaneyi düşünmeye başladıklarını ifade etmekte:

“Bir şeyler okuyabileceğimiz, paylaşabileceğimiz bir ortam yaratmak istiyoruz. Köyde duyurusunu yaptığımızda inanılmaz destek aldık. Bu kadar desteği beklemiyorduk. Gencinden yaşlısına herkes heyecanlandı.”

 

Köy muhtarlığı ve Kooperatifi de destek olmaktan geri durmuyor bu fikre ve

muhtarlık odası geçici süreliğine okuma etkinliklerinin yapılması için veriliyor.

 

“Yerimiz olmadığı için muhtarlıktan muhtarlık odasını istedik. O da sağ olsun odayı da verdi, bize ayrıca cesaret de verdi. Aynı zamanda köyün kooperatifinden de destek geldi.  Biz insanlara ulaşamadan insanlar bize ulaştı.”

 

 

“Evde oturup dizi izleyeceğimize…”

 

Elyeli kadınlar, yola çıkarken okuma etkinliklerini önlerine koyduklarını ifade etmekte. Sosyal ortamların erkeklerin baskın olduğunu ve kendilerini ifade edebilecek ortamlar olmadığını söyleyen Emine Tecen fikirlerini

“Herkes ya internet cafelere gidiyor ya da kahvelere. Buralarda da erkek ağırlıkta. Kendimizi ifade edebileceğimiz alanlar yok. Evde oturup dizi izleyeceğimize birlikte kitap okumayı tercih ettik.” şeklinde ifade etti.

2

“Okuma etkinliğinden köy kütüphanesine…”

“İnsanlardan da ilgi ve cesaret alınca, bu işi köyde bir kütüphaneye dönüştürmeyi düşündük” diyor Melek Kavaz, ileride Kooperatif’in kütüphane için kendilerine bir oda sağlayacağını da belirtmekte. Kavaz, ileride gerçekleştirmeği planladıkları fikirlerini heyecanla ifade etmekte: “Etkinliklerimiz oku-tartış olacak. Daha sonra da çocuklara yönelik bilgilendirici oyunlar, masal okuma ve derslerinde de yardımcı olmaya yönelik eğitim çalışmaları yapmayı planlıyoruz.”

 

Kısa süre içinde kendilerine yoğun ilgi ve destek geldiğini de sözlerine ekleyen Kavaz böylesine bir ilgi beklemediklerini de vurguladı. Şaşırtıcı bir unsur olarak da kitap okuduğunu bildikleri insanlardan bekledikleri ilgiyi görmediklerini de söyleyen Kavaz şöyle konuştu:

“Biz de bu kadar olduğunu bilmezdik. Okumaz sandığımız insanlardan çok destek aldık ama okur bildiklerimizden o kadar destek alamadık. Işık Kitap Evi ve Khora Kitap Cafe de bize kitap bağısında bulundu…”

 

 

İlk kitap ‘Paşalar ve Papazlar’

 

Okuma tartışma etkinliğinde okunacak ilk kitap olarak Niyazi Kızılyürek’in Paşalar ve Papazlar kitabına karar veriliyor. Emine Tecen ‘neden Paşalar ve Papazlar?’ sorununa şu cevabı veriyor:

“Okulda tarih dersi aldık ama neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmiyoruz. Bu kitabı okuma amacımız da gerçekleri görmek, okuldaki derslerin dışından başka bir kaynaktan da bilgi edinmek ve daha fazla araştırma yapmak istememizdir. Biz biraz da kapalı yetiştirildik. Yani tek bir bakış açısıyla eğitildik. Bunun dışına çıkmak lazım.”

 

 

“En büyük hassasiyetimiz”

Şimdiden kendilerine ‘nereye bağlısınız’ tarzında sorular geldiğini söyleyen Elyeli genç kadınlar en büyük hassasiyetlerinin bağımsızlık olduğunu vurguluyor. Melek Kavaz bu hassasiyetlerini koruyarak yola devam edeceklerimi ifade etmekte:

“Bu yaptığımız iş zamanla şekillenecek. Bilgilenmek, tartışmak ve paylaşmak için bir ortam yaratmak istiyoruz ama bir siyasal partinin güdümüne de girmek istemiyoruz.  Şimdiden nereye bağlısınız şeklinde sorular gelemeye başladı. En büyük hassasiyetimiz bağımsızlığımızı koruyarak devam etmektir.”

 

 

 

 

Yeni ve nitelikli sosyalleşme alanları yaratmak…

Yola çıktıklarında olumlu tepkilerin yanı sıra ‘siz kız başınıza mı yapacaksınız bu işi’ tarzında olumsuz tepkiler de aldıklarını söyleyen Özge Efendi ise yaptıklarının kendilerini yeni ifade etme alanları yaratılması olduğuna da gönderme yaptı:

“Köyde sosyalleşmek veya arkadaşlarla vakit geçirebilmek için sadece internet cafeler ve kahveler var. Oralara da hep erkekler gider. Buralarda kendimizi ifade etmemiz çok zor. Bizim tek yapabileceğimiz evde oturup kahve içmek. Ama biz 5 kadın arkadaş olarak bu işin başını çekerek, ayrı bir sosyal alan yaratmaya çalışacağız. İlk başta bize tepki bile geldi birkaç kişide, ‘siz kız başınıza mı yapacaksınız bu işi’ gibisinden. Ama biz elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”