“Emperyalist savaşın parçası olmayacağız, Barış hemen şimdi!”

 

Yeni Kıbrıs Partisi, TDP, DKB, Baraka Kültür Merkezi ve Birleşik Kıbrıs Partisi’nin Suriye’ye emperyalist müdahaleyle ilgili yaptıkları açıklamalar şöyle:

 

TDP: “Emperyalist savaşlara karşıyız”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin muhtemel bir savaşta kullanılmasına ve tüm Kıbrıs’ı ateş çemberine atmasına şiddetle karşı olduğunu belirterek, bu bağlamda Kıbrıs’taki Tüm barış güçlerini birlikte hareket ederek seslerini yükseltmeye ve emperyalist savaşa da, üslerin kullanılmasına da şiddetle karşı çıkmaya davet etti.

 

 

TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Büyük Ortadoğu Projesi’nin adım adım ilerlediğini savunarak, Ortadoğu haritasını yeniden şekillendirmekte, petrol, doğalgaz ve enerji nakil hatlarını kontrol etmekte kararlı olan ABD’nin her yolu denediğini söyledi.

1990’lı yılların başında ‘Saddam’ın kimyasal silahlara sahip olduğu’ gerekçesi ile Irak’a müdahalede bulunan Anglo-Amerikan Emperyalizminin, resmen olmasa da Irak’ı fiilen bölerek, petrol kaynaklarını kontrol altına aldığını ileri süren Özyiğit, “Özellikle Libya, Suriye ve İran’ı kontrol altına almayı hedefleyen Arap Bahar’ı ‘bölgeye demokrasi gelecek’ safsatası ile uygulamaya kondu. Kaddafi’yi hunharca katlederek Libya’yı kontrol altına almayı başaran Emperyalist Güçlerin hesaplamadığı tek şey, Mısır’da Mübarek’in de devrilmesiydi. Şimdilerde askeri darbe ile Mısır’a ince ayar yapıldı ve oklar yeniden Suriye’ye çevrildi” dedi.

Özyiğit, birkaç yıldır Muhalif Güçlere destek vererek Esad yönetimini devirmeyi hedefleyen ABD’nin, bunu başaramayınca yeni bir planı sahneye koyduğunu ifade ederek, yıllar önce Irak’ta bir türlü bulunamayan kimyasal silahlar, ‘Provakasyon’ kokuları arasında Suriye’de kullanıldı ve çoluk çocuk demeden yüzlerce masum insanın acımasızca katledilerek bir insanlık suçu işlendiğini belirtti.

Kimyasal silahı kimin kullandığının tespiti ile ilgili araştırmalar sürerken ABD’nin bölgeye savaş gemisi gönderdiğini, öte yandan Kıbrıs’taki İngiliz Üslerinde de yoğun bir şekilde savaş hazırlıklarını sürdürdüğünü söyleyen Özyiğit, “ Toplumcu Demokrasi Partisi olarak, dünyanın neresinde olursa olsun emperyalist savaşlara karşıyız ve her ne koşulsa olursa olsun sorunların demokratik bir zeminde görüşülerek çözülmesinden yanayız” dedi.

 

YKP: Savaşa hayır, barış hemen şimdi!

Yeni Kıbrıs Partisi Yürütme Kurulu Suriye’ye gerçekleştirilmesi muhtemel askeri operasyona karşı olduğunu açıkladı. Konu ile ilgili açıklama şöyle:
Hem Irak’a, hem de Afganistan’a yapılan askeri müdahalelerin başarısız olduğu, bu bölgelerde yaşayan halklar bombardımanların tahrip etmesinden dolayı en basit alt yapılarının olmadığı, ekonomileri çökmüş bir coğrafyada ve halen daha silahlı çatışmaların ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.
Benzer durum Libya, Somali gibi ülkeler için de geçerlidir. 
Şimdi ise Suriye’ye askeri müdahale konuşulmaktadır. 

Bir konu nettir, Suriye’de iki yıldır yaşanan acıların, katliam ve ölümlerin sorumlusu silah ve para yardımıyla iç savaşı geliştiren ABD ve bölgedeki işbirlikçi müttefikleridir.
Emperyalistler ve onun işbirlikçileri ile çokuluslu şirketlerin, bölgedeki yeraltı ve yerüstü zenginliklere daha ucuz ve sorunsuz ulaşması için girişildiği belli olan bu operasyonlar bölge halklarına kan ve gözyaşından başka bir sağlamamıştır. 

Suriye’de de yapılmaya çalışılan “bölgesel güvenlik”(!) ile yeraltı ve yerüstü kaynaklarının “pazara”(!) açılması ve/veya “kontrol” altına alınmasından başka bir anlam taşımayacaktır. 
Irak ve Afganistan halklarının başına ne gelmekteyse, Suriye halkını da onun beklediğini söylemek için savaşın başlamasını beklemeye gerek yoktur.
Bu arada AKP ise, yeni Osmanlıcı ve emperyalizm güdümlü politikalarla Türkiye’yi iç savaşın kirli üssü haline getirdi. Türkiye halkları da bu nedenle savaşın bir parçası yapıldı, hedef haline getirildi. 

Böylesi koşullar içinde bölgede operasyon için Kıbrıs’taki askeri üslerin de kullanılacağı anlaşılmaktadır.
Son Irak askeri müdahalesinde hükümette olan CTP ve AKEL, daha ABD’den talebi gelmeden Kıbrıs hava sahasını savaş uçaklarının geçişi için açtıklarını duyurmuştular. Somali ve bölgede yapılan diğer operasyonlarda da deniz limanları askeri gemilerin lojistiği için kullandırılmıştı.
Bir kez daha Kıbrıs’ın bölge halklarına savaş ve acı getirecek operasyona yardım ve yataklık edeceği anlaşılmaktadır.

Suriye’deki operasyon için ileri sürülen kimyasal silah kullanılmış olması ve benzer gerekçeler ise birçok soru işaretini içinde barındırmaktadır. Çünkü bir süre önce muhaliflerin de kimyasal silah kullandığı iddiaları gündeme gelmişti. Yani Suriye’de yalnız devletin değil muhaliflerin de elinde kimyasal silah bulunmaktadır. Kimyasal silah bulunması iddiası Irak için üretilen gerekçelere ciddi benzerlik göstermektedir.

Ne Irak’ta, ne de Afganistan’da, ne de Libya’da baskıcı otoriter rejimlerin devamını istemek doğru değildir ama onları değiştirmenin de tek yol da yabancı askeri güç kullanmak değildir. Emperyalistler ve onun işbirlikçileri ile çokuluslu şirketler, halen daha dünyanın birçok yerinde yeraltı ve yerüstü kaynaklarının kullandırılması karşılığı birçok otoriter devleti, diktatörleri bizzat desteklemektedirler. Çıkarları ters döndüğünde ise güçlendirdikleri bu otoriter yapıların değişmesi için silahlı müdahaleyi meşru göstermek için çeşitli ayak oyunları yapabilmektedirler. 

YKP, Suriye halklarının ilerici ve demokrat güçlerinin mücadelesinin diğer otoriter, fundamentalist muhalif güçlerden ayrılması gerektiğinin altını çizmektedir. 
YKP, Suriye’de demokratik bir dönüşümün desteklenmesi ve dayanışma ortaya konması gerektiğinin vurgular.
Tüm bu nedenle emperyalistler ve onun işbirlikçileri ile çokuluslu şirketlerin bölgedeki çıkarları için girişileceği anlaşılan askeri müdahaleye Yeni Kıbrıs Partisi karşıdır.
Kıbrıs’ın iki yanındaki yönetimlere çağrımız bölgeyi bir kez daha kan gölüne çevirecek böylesi bir savaşa taraf olunmaması, adadaki üslerin kullandırılmaması, hava sahasının açılmamasıdır.

Yeni Kıbrıs Partisi olarak savaşa hayır, barış hemen şimdi diyoruz…

 

Baraka’dan Dışişleri Bakanlığı’na eleştiri…

Baraka Kültür Merkezi yayınladığı basın açıklaması ile Dışişleri Bakanlığı’nı eleştirerek, BM çatısı altında dahi olsa, Suriye’ye müdahalenin meşrulaştırılamayacağı belirtildi.
Celal Özkızan imzalı açıklamada şunlara yer verildi:” İşlerine geldiğinde katillerle tatile çıkan, işlerine gelmediğinde de “Esad halkına zulmediyor, dış müdahale kaçınılmaz” diyen emperyalistlerin ve onların taşeronlarının girişimlerine tamamen karşı çıkmak yerine “BM çatısı altında müdahale edilmeli” diyenler, savaşı meşrulaştırmaktadırlar. Hem “BM çatısı”, Filistin halkına İsrail devletinin on yıllardır yaşattığı zulme karşı böylesine sessizken, hangi yüzle Suriye’ye savaş açmak için “meşru bir araç” olacak ?”

Açıklamanın tam metni şöyle:

Her Hıyarım Var Diyene Tuz Alıp Koşma KKTC Dişişleri Bakanlığı
Düşüncesizce iş yapmak, rüzgar nereden eserse onun yönünde ilerlemek ve birilerinin peşine takılıp giderken düşünmemek anlamlarında kullanılır “her hıyarım var diyene tuz alıp koşmak” deyimi. kktc Dışişleri Bakanlığı da, elinde hıyarlarla toplanıp Suriye’ye dalmaya hazırlanan emperyalist devletlere tuz ikram etmek için yerini hemen almış bile. kktc Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, öncelikle Suriye’ye dış müdahaleyi ve Suriye’ye savaş açmak için Kıbrıs’taki İngiltere üslerinin kullanılmasını kabul edemeyeceğini söylüyor. Dışişleri Bakanlığı sözlerini burda noktalasa, onurlu bir duruş sergilemiş olacak ancak sonrasında da şunu ekliyor: “Suriye’ye dış müdahalenin elzem olması halinde bu müdahalenin uluslararası kurallar çerçevesinde Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında yapılmasının en doğru yaklaşım olacağı değerlendirilmektedir.” 

Süslü püslü laflarımızda ağzımızdan hep çıkar barışa dair sözcükler. Sosyal medya paylaşımlarımızda, ya da görkemli parti programlarımızda barış en tepede durur. Ancak somut bir gerçeklikle karşılaştığımızda ve karar alma aşamasına geldiğimizde, “müdahale kaçınılmaz olursa, savaş kaçınılmaz olursa, bari BM adı altında Suriye’ye saldırsınlar” der anlı şanlı solcu bakanımız. Savaşın da gerekçesi ortada zaten : “Esad eli kanlı bir katil ve halkına zulmeden bir dikatatör”. Evet, eli kanlı bir katildir Esad, ve halkına zulmeden bir diktatördür; ama Suriye iç savaşı başladığından beri değil, hep böyleydi zaten Esad. Bizdeki solcuların “demokrasi lideri” olarak kutsadığı Tayyip Erdoğan, Esad’a “kardeşim” diye hitap ettiğinde ve bundan sadece 5 sene önce Esad ve Erdoğan aileleri birlikte Bodrum’da tatil yaparken de Esad halkına zulmeden ve ülkeyi baskıyla yöneten bir diktatördü. O zaman aklı nerdeydi savaş çığırtkanlarının ? Öte yandan bugün Yemen’de ve Bahreyn’de yönetimler kendi halkını katlederken, bu ülkelere dış müdahalenin gündeme gelmemesinin sebebi bu ülke yönetimlerinin emperyalist devletlerin yönetimlerinin müttefiki olmaları olabilir mi acaba?

İşlerine geldiğinde katillerle tatile çıkan, işlerine gelmediğinde de “Esad halkına zulmediyor, dış müdahale kaçınılmaz” diyen emperyalistlerin ve onların taşeronlarının girişimlerine tamamen karşı çıkmak yerine “BM çatısı altında müdahale edilmeli” diyenler, savaşı meşrulaştırmaktadırlar. Hem “BM çatısı”, Filistin halkına İsrail devletinin on yıllardır yaşattığı zulme karşı böylesine sessizken, hangi yüzle Suriye’ye savaş açmak için “meşru bir araç” olacak?

 

Birleşik Kıbrıs Partisi: “Kıbrıs toprakları kardeş Suriye halkını katletmek için kullanılamaz.”

Birleşik Kıbrıs Partisi, Suriye’ye yönelik emperyalist askeri müdahale hazırlıklarını şiddetle protesto ettiğini belirterek, Kıbrıs topraklarının kardeş Suriye halkını katletmek için kullanılmasını reddettiğini vurguladı.

Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Başkanı İzzet İzcan yaptığı yazılı açıklamada, Suriye’ye yönelik emperyalist askeri müdahalede bulunma hazırlığına başlayan ABD, AB ve NATO’nun Suriye’yi bölüp, bölgede ikinci bir Irak yaratmayı hedeflediklerini belirterek, “Ağrotur’daki İngiliz askeri üslerinin Suriye’ye yönelik planlanan hava saldırısında merkez olarak kullanılmak istenmesi kabul edilemezdir. Kıbrıs topraklarının kardeş Suriye halkını katletmeyi hedefleyen emperyalist saldırıda kullanılmasını reddediyoruz. Sömürge döneminin kalıntısı olan ve Kıbrıs halkı tarafından reddedilen İngiliz Askeri Üsleri ülkemizden sökülüp atılmalı ve Kıbrıs askeri üs ve silahlardan arındırılmalıdır” dedi.
Kıbrıs Hükümeti Üslerin kullanımına izin vermemelidir.

Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’ne, Suriye’ye yönelik askeri saldırıda Kıbrıs’ta bulunan İngiliz Üslerinin kullanılmasına izin vermemesi için çağrıda bulunan İzzet İzcan, Kıbrıslı Rum, Kıbrıslı Türk tüm ilerici, yurtsever ve barış yanlısı güçleri Suriye’ye askeri müdahaleye karşı çıkıp, İngiliz askeri üslerinin Kıbrıs’tan sökülüp atılması yönünde ortak mücadeleye davet etti.

İngiliz Askeri Üsleri’nin bölge halkları ve tüm Kıbrıs halkı için büyük bir tehdit olduğunun altını çizen İzcan, Suriye’ye yönelik askeri saldırıda İngiliz Askeri Üsleri’nin kullanılması durumunda Kıbrıs’ın kendisini sıcak bir savaşın içerisinde bulabileceğini vurguladı.

Toprağı bütün, özgür ve bağımsız bir Suriye. 
Emperyalizmin Suriye’de insan hakları ve barışın tesis edilmesi ile ilgilenmediğini, tüm bunların yalan olduğunu belirten İzcan, “ABD, AB ve NATO Suriye’deki çatışmaların derinleşmesini, ülkenin bölünmesini ve böylece stratejik çıkarlarını korumak ve enerji kaynaklarını denetimleri altına alma peşindeler” dedi.

AKP hükümetinin Türkiye’yi emperyalizmin taşeronuna dönüştürdüğünü ve Türkiye’yi her an kirli bir savaş içerisine sokabileceğini ifade eden İzzet İzcan, AKP’nin yürüttüğü dış politikanın ABD ve NATO tarafından belirlendiğini, Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte hareket ederek Suriye’nin iç işlerine müdahale edildiğini kaydetti. 

BKP’nin Suriye’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tehlikeye atacak her türlü emperyalist müdahaleye karşı olduğunun altını çizen İzcan, “Özgür ve demokratik bir Suriye ancak Suriye halkının kendi özgür iradesiyle oluşabilir” dedi.

 

Devrimci Komünist Birlik: “Emperyalist savaşa ortak olmayacağız”

Devrimci Komünist Birlik, Esad rejimine karşı çıkarken, onun yerine daha da gerici ve barbar bir karaktere sahip şeriatçi çetelerin emperyalist devletler tarafından açıkça desteklendiğini açıkladı.

 

 

Bölge coğrafyamızda uzun bir zamandır devam eden emperyalist yeniden düzenleme planları bir kez daha ülkemizi de içerisine alan sıcak bir savaş halini almaktadır.

Ülkemiz üzerinde halkımızın iradesi dışında gaspedilmiş olan sözde hükümran Birleşik Kırallık askeri üslerinde bir kez daha bölge halklarını bombalayarak katletmek için hazırlıklar yapılmaktadır.

Emperyalist güçlerin Ortadoğu planlarını hayata geçirebilmek için Suriye’deki gerici dini tarikatların desteklenmesi ile başlatılan ve iki yıla yakın bir süredir davam eden ve onbinlerce masum insanın katledildiği iç savaş, tıpkı Irak örneğinde olduğu gibi “kimyasal silah” bahanesi ile açık bir emperyalist işgal savaşına dönüşmek üzeredir.

Suriye’de iktidarda olan baskıcı Esad rejimi ondan çok daha gerici ve barbar bir karaktere sahip şeriatçı çetelerin emperyalist devletler tarafından açıkça desteklenmesi ve bunun da yetmediği koşullarda açık bir emperyalist işgalin başlatılması yoluyla yıkılmaya çalışılmaktadır.

Devrimci Komünistler olarak bizler baskıcı Esad rejimine karşı çıkarken onun yerine daha da gerici ve barbar güçlerin iktidarı ele geçirmesini desteklemiyoruz. Dahası bu yapılırken ülkemizdeki gaspedilmiş olan askeri üstlerin kullanılarak, ülkemizin de bu emperyalist saldırganlığa ortak edilmesini kabul etmiyoruz!

Tüm emperyalist güçlerin başta ülkemizden ve günün sonunda tüm dünya üzerinden defolup gitmeleri için mücadeleyi yükseltmeye devam ediyoruz. Çünkü insanlığın ilerlemesi ve özgürleşmesi için hem baskıcı Esad rejimlerinden hem de bu rejimlerin ayakta durmasını sağlayan esas güç olan emperyalist kapitalizmden kurtulması şarttır!

Bu nedenle ülkemizin gerek kuzey gerekse güneyindeki tüm ilerici, demokrat güçleri bu emperyalist saldırganlığa karşı çıkmaya ve Birleşik Kırallık askeri üstlerinin kullanılarak ülkemizin de buna ortak edilmesini engellemek için kitlesel ve kararlı bir mücadele başlatmaya çağırıyoruz.

Tüm emperyalist güçleri ülkemizden ve dünyamızdan defedeceğiz!

Savaşa Karşı Barış, Sömürüye Karşı Savaş, Barış İçin

 

Devrimci Komünist Birlik (a)

 

Yusuf ALKIM (DKB Sözcüsü)