MÜCADELE ESAS ŞİMDİ BAŞLIYOR – İsmail Özuçar

yesil-balon-k73528 Temmuz 2013 erken seçimleri dün itibarıyla sona erdi. Dört yıldır Kıbrıslı Türk halkına yapmadığını bırakmayan UBP birinci parti çıkamadı. Birçok insan buna yürekten sevindi. Bazılarıysa çıkarları doğrultusunda sevindi. Azımsanamayacak bir çoğunluk da yine çıkarları doğrultusunda üzüldü.  Ama sanırım her kesim saçı boyalı yaşam biçiminin meclise girememesine sevindi.

Peki şimdi ne olacak soruları var kafamızda. Kimler girdi meclise? Ekonomisti, feministi, ekolojisti… Mi acaba? Görünüşte öyle… Hepsi de seçimden önce TV ekranlarında konuştular kadınların bu ülkedeki yerini ve sorunlarını; tacizi, tecavüzü, gece kulüplerini, kadın sığınma evini, yıpranma payı hakkını, konuştular ekonomiyi; dayatma paketleri, özelleştirmeleri, emekçilerin işten atılmasını. Ne eğitim bıraktılar; Kur’an kursları, çağdaş eğitim, tarih kitapları, zorunlu din (sunni Müslüman) eğitimini, AÖA’yı, DAİ’yi, DAK’ı, öğretmensiz okulları, atanamayan öğretmenleri, şaibeli sınavları, ne de çevre bıraktılar; Karpaz’a götürülen yolları, elektrik götürmekle yaptıkları hatayı, petrol dolum tesislerini, AKSA’yı.

Yani uzun uzun hepsini konuştular. Halk umutla bekliyor şimdi yeni hükümetin icraatlarını. Ama icraatlardan da önce bunca zamandır yapılan usulsüzlüklerin hesabını soracak mı yeni hükümet? Yani bunca zamandır Kıbrıslı Türk halkına yapılanları tersine çevirebilecek mi? AKSA’dan hesap soracak mı? Cezasını kesecek mi? Dört yıldır yapılan eylemlere temsilci boyutunda da olsa katılan, seçimlerde birinci parti çıkan bu yeni hükümet muhalefetteyken karşı olduğu uygulamalara dur diyecek mi?

Şimdilerde esas soru işaretleri bunlar ama çok konuşulan ve merak edilen bir şey daha var. Hükümeti kim kuracak? Hükümeti kim kurarsa kursun içinde hükümet ortağı olarak birinci parti olan CTP olacak. Mitinglerinde Gündoğdu marşı söyleyen bir tabanı olan bir partiden bahsediyorum. Acaba Ankara’dan gelen paketlere karşı nasıl bir tavrı olacak CTP’nin? Meclise girmeyi başaran feministler dini dayatmalara karşı nasıl bir tavır sergileyecekler?

Peki BKP Toplumsal Varoluş Güçleri içinde yer alan biz Baraka Aktivistleri bu süreci nasıl değerlendiriyoruz? Önümüzdeki günlerde daha detaylı bir değerlendirmemiz olacaktır. Ama ben kısaca bu seçim sürecinden olumlu bir şekilde çıktığımızı, 2009’da BKP’nin Yasemin ittifakı olarak katıldığı seçim sonuçlarına göre BKP Toplumsal Varoluş Güçleri ittifakı olarak oyları 2 katına çıkardığımızı söyleyebilirim. En yüksek oy oranımız da Lefkoşa’da çıktı. Bu da dokunabildiğimiz, bizi gören insanların olduğu yerde etki yaratabiliyoruz demektir. Baraka Kültür Merkezi olarak bizler, düzen partilerinin tanımıyla bu seçimden ne “galip” ne de “mağlup” ayrıldık. Biz bu süreçten de kazanımlarla ayrıldık ve gün geçtikçe büyüyoruz büyümekten korkanların aksine. Durduğu yerde durmayı daha güvenli bulanların aksine! Bu ülkede” ben Ankara’yı istemiyorum” diyen binlerce insan olduğunu artık biliyoruz.

Önümüz 14 Ağustos. Önümüzde işgalin yıldönümü var. Lefkoşa Taşkınköy Parkı’nda işgale karşı DİREN KIBRIS diye haykıracağız. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!

 

İsmail Özuçar

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti