YARATILAN BİR ORMAN: KTÖS – Onur Bütüner

YARATILAN BİR ORMAN: KTÖS

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,”
                             Nazım HİKMET

ktos2-2011-03-031968’de bir filiz dikti öğretmenlerimiz.
Zor şartlarda bir sendika kurdular.
Şu anki hakları kazandılar. O filiz şimdilerde ise bir orman.
Şüphesiz ki en örgütlü en güçlü sendikalardan biri; KTÖS.
Ancak şu sıralarda yavaş yavaş egemenler tarafından yakılmak istenen bir orman KTÖS. Nedenini aramaya gerek yok. Kurulduğu günden bu yana egemenleri en rahatsız eden örgütlerden birisidir. Bu örgütlü yapı egemenleri o kadar rahatsız etmiş ki gücünü nerden aldığını bulmaya çalışmışlar ve o gücü yok etmeye çalışmışlar.
Neydi bu güç? Sorunun cevabı çok basit, birlik ve dayanışma içinde yetişen öğretmen adaylarının olduğu  Atatürk Öğretmen Akademisi. Öğretmen Akademisi’nde öğrenciler aynı sorunları aşarak öğrenim görüyorlar. Hem dayanışma içinde eğitim gördükleri için sorunlarını çözmekte birlik olma konusunda sıkıntı yaşamıyorlar. E bu kadar birlik içinde yetişen öğretmen adayları, görevlerine başladıklarında öğretmen akademisinde edindikleri dayanışma kültürünü sendikalarına da taşıyorlar.
Peki ne mi yapıldı bugüne kadar ormanı yakmak için?
İlk önce Öğretmen Akademisi yasası hazırlanırken yasaya akademide emekli olan kadrolu öğretmenin yerine yeni öğretmen kadrosu açılmayacağını yazdılar.
Ardından akademinin itibarını bitirmek, toplumdaki değerini azaltmak için özelde de bu öğretmen akademisinde ki bölümlerin açılması izni verildi.
Göç yasası geçirilerek öğretmenlerin eğitim tahsisatları, hazırlık ödenekleri ve master-doktoradan kaynaklanan barem içi artışları kaldırıldı.
Akademiye geçen seneden bu yana öğrenci alımı durduruldu. Okulun şu an sadece 3. ve 4. sınıfları bulunuyor.
Ve son olarak ihtiyaç olan açılması gereken kadroların açılmaması, müdür-müdür muavini sınavlarının yapılmamasıyla akademi mezunları açıkta kalmaya işe girememeye başladı.
Yukarda anlattığım sistematik bir biçimde gerçekleşen olaylarla öğretmen akademisi toplum tarafından itibarsızlaştırılmaya, değerini kaybetmesi için çalışmaya başlanılmıştır. Böylece öğretmen akademisinin kapanmasına ve ya özel bir okula satılmasına zemin hazırlanmaktadır. İşte bütün bu olanlar 1968’de toprağa atılan bir filizin büyüyüp yarattığı ormanı yok etmek için egemenlerin yaptıklarıdır.
Toplum kendi öz değerlerine sahip çıkmalıdır. Sendika ormanını yakmak isteyen egemenlere karşı direncini artırmalı hatta belki de direnmek yerine artık taaruza geçmelidir.
KTÖS, öğretmen abilerimizin, ablalarımızın bize bıraktığı toplumsal muhalefetin nefes aldığı bir ormansa ve Atatürk Öğretmen Akademisi de bu ormanın büyümesini, gelişmesini ve birlik olmasını sağlayan nehriyse eğer; bu nehrin önüne set çekmeye çalışan, kurumasını isteyen egemenlere karşı savaşını artırarak devam ettirmelidir. Yoksa; yoksasını düşünmek bile acı veriyor.

Onur Bütüner

Baraka Aktivisti