KOŞULLAR VE DEĞİŞİM – Ali Şahin

downloadKıbrıslı Türkler isyan ettiği her an hemen hemen aynı tepkiye maruz kalırlar.

“Su Kıbrıslılara bak! Hem fıstık gibi hayat sürerler hem de şikayet ederler.”

Cümle olarak tam tamına böyle olmasa da anlam olarak özü bu minvaldedir yapılan eleştirilerin.

Yeri gelir “besleme” yeri gelir “nankör”.

En hafif tabiriyle “rahat batar” biz Kıbrıslı Türklere.

Dışarıdan genellikle böyle bakılır bize.

Kendi içimizde de meselelere böyle yaklaşanlar çoktur.

Sağcı da vardır solcu da.

Baraka`nın gerçekleştirdiği “O Bağ Kesilecek” eyleminin üzerine de geldi benzer tepkiler “toplum özveriye hazır mı ?”diye.

Bazı haklı noktalara değiniyor bu eleştiriler.

Ancak kaçırılan mühim bir nokta var.

İnsanın koşullarının bir ürünü olarak ortaya çıkan bir doğaya sahip olduğu.

Hiçbir halkın ya da bireyin evrensel bir insan doğası yok.

Kıbrıslı Türkler de baktığınız zaman koşullarının ortaya çıkardığı bir doğaya sahipler.

Peki nedir bu koşullar?

Çoğunlukla üretimden koparılmış yani üretmeyen ancak buna rağmen rejimin sağladığı ortam sayesinde kolay yoldan rahata ulasan koşulların ürünüyüz biz.

Yalan yok!

Çoğunlukla böyleyiz biz.

Ancak bunun böyle olmasının sebebi biz miyiz?

Yani üretimi bitiren ve asalak bir toplum yaratan bu koşulları biz mi yarattık?

Fabrikaları kapatan, tütün, pamuk gibi tarım üretimini yok eden, kktc mühürü ile uluslararası ticareti nerdeyse sıfırlayan, insanlara güvenceli bir iş için devlet dışında bir seçenek bırakmayan Kıbrıslı Türkler mi?

“Siz üretmeyin biz size bakarız” diyen ve böyle bir politikanın sonucunda yıllar sonrada size “besleme” diye hakaret eden hanginizin koylusuydu?

Tabi ki hiçbirinizin.

E o zaman.

Herhalde verili seçenekler içinde yasam koşullarının iyi olmasını istediği için insanlara kızamayız değil mi?

Ama merak etmeyin(ya da etsek daha iyi), o koşullar değişiyor.

Çünkü Kıbrıslı Türk halkının yaşam koşulları her gün daha da kötüye gidiyor.

Ekonomiden tutun da kültüre kadar her alanda.

Bunları niçin yazıyorum biliyor musunuz?

Çünkü koşullar çok önemli.

O kadar önemli ki koşulları dikkate almayan herhangi bir değişim isteği gerçeklikten uzak kalıyor.

Yıllar önce ölmesine rağmen düşünceleriyle insanlığı sürekli dürten şu sakallı çirkin adamın söylediği gibi “İnsan tarihin öznesidir. Değişir, değiştirir.”

Evet,  insan tarihsel süreç içerisinde değişiyor ve değiştiriyor.

Ve o değiştiren insan kim biliyor musunuz?

Mevcut koşulların mağduru olanlar.

Kıbrıslı Türk toplumu içinde de bir değişikliğe vesile olacak olanlar koşulların mağdurlarıdır.

Bugün düşük maaşlarla iş güvencesi olmadan çalışanlar ya da is bulamadığı için çalışmayıp göç edenler, 60 yaşına kadar çalışmaya mahkum edilenler, ailesinin yardim edecek gücü yoksa yeni bir hayat kurmayı hayal bile edemeyenler, parası olmadığı için doğru düzgün bir tedavi olamayan ve çocuğunu okutamayanlar, gerici politikalarla iradesi dışında kültüründen yavaş yavaş koparılanlar…

İşte yeni koşullarımızın mağdurları bunlar.

Değişikliği bunlar yapabilir ve örgütlendiği oranda yapacaktır da.

Onun dışında kimse alınmasın ama tarihsel koşulları dikkate almadan değişiklik talep edenler boşuna beklemekteler.

 

Ali Şahin

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti

Be the first to comment

Leave a Reply