GÖÇMEN VE MÜLTECİ ÇOCUKLAR OKULLARA KAYDEDİLMİYOR

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Başkanı Semen Yönsel Saygun, bağış adı altında zorunlu para talebi ve göçmen-mülteci çocuklarının ebeveynlerinin çalışma izni olmadığı gerekçe gösterilerek okullara kaydedilmemesinin, hem anayasal, hem de insanlık suçu olduğunu belirtti. Saygun, Milli Eğitim Bakanlığı’nı “Parasız, bilimsel, demokratik ve eşit eğitim” için göreve çağırdı.
Semen Saygun  yaptığı yazılı açıklamada, eğitimin temel insan hakkı olduğuna işaret ederek, ülkedeki bazı uygulamalardan dolayı zorunlu eğitim yaşındaki çocukların eğitim sisteminin dışına itildiğini söyledi.
Semen Saygun, geçmiş dönemlerde okullara gönderilen ve çocukların anne ve babalarının çalışma izni olmaması durumunda okullara kaydedilmemesini içeren genelgenin derhal iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Saygun, “Kendi hukuk kurallarımız ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde her kim olursa olsun öğrencilerin okula kaydedilmemesi anayasal suçtur. Öğretmenlerimizin ve okul yöneticilerimizin bu suça ortak olmayacağını belirtiriz” dedi.
Özellikle göçmen ve mülteci çocukların eğitim hakkından yararlanmasında çeşitli nedenlerden dolayı hak ihlalleri yaşandığını kaydeden Saygun, “Ailelerin doküman eksikliği veya dokümansız ailelerin sınır dışı edilme korkusu nedeniyle, çocuklarını okula göndermemesi sık karşılaştığımız durumlardır” dedi.
Saygun, devlet dokümanı olmayan göçmen çocuklara, çocuk odaklı bir yaklaşım geliştirilmesi ve bu çocukların okullara kayıt yaptırmasına, kıyafet ve okul ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olunması gerektiğini kaydetti.
Engelli çocukların da ücretsiz eğitim hakkından yararlanabilmesi için okullarda gerekli altyapı çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade eden Saygun, “Her çocuğun ayrımcılığa uğramadan eğitim hakkından yararlanması sağlanmalıdır” dedi.
Açıklamanın tam metni ise şöyle;

“Eğitim, temel bir insan hakkıdır. Eğitim, çocukların ilgi ve yeteneklerini geliştirir. Yaratıcı ve eleştirel düşünme yetisi kazanmalarını sağlar.İşte bu nedenledir ki, eğitim başta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi olmak üzere pekçok bildirge ve sözleşmede yer alır. 20 Kasım 1989 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesi ile de çocukların eğitim hakkı güvenceye alınmıştır. Eğitim hakkı para ile satılamaz ve çocuğu kimse bu haktan alıkoyamaz.
Çocuk Hakları Sözleşmesinin 28.Maddesi, çocukların eğitim hakkına vurgu yapar ve taraf devletleri,çocuklara ücretsiz eğitim hakkı vermek ve eğitimlerini örgütlemekle yükümlü kılar.Yani devletlerin görevi çocukların bu haktan yararlanmasını sağlamaktır.Çocuk hakları Sözleşmesi Kıbrıs’ın kuzeyinde 1996 yılında onaylanmıştır ve bu sözleşme bütün devlet kurumlarını bağlayıcı niteliktedir.Okullarımızın açılmasına az bir zaman kala hatırlatmak isteriz ki, ailesinin yada kendisinin etnik kökeni, ekonomik durumu ve statüsüne bakılmaksızın her çocuk eğitim hakkına sahiptir.Bütün çocukların ve özelde göçmen çocukların, mülteci çocukların, engelli çocukların da eğitim hakkından yararlanmaları için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Özellikle göçmen çocukların ve mülteci çocukların eğitim hakkından yararlanmasında çeşitli nedenlerden hak ihlalleri olmaktadır. Ailelerin döküman eksikliği, dökümansız ailelerin sınır dışı edilme korkusuyla çocuklarını okula göndermemesi sık karşılaştığımız durumlardır. Devlet dökümanı olmayan göçmen çocuklara , çocuk odaklı bir yaklaşım geliştirmeli ve bu çocukların okullara kayıt yaptırmasına ,kıyafet ve okul ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olmalıdır. Unutmayalım ki, bu çocukların bir bölümü özellikle mülteci çocuklar, ülkelerinde yaşadıkları zulüm nedeni ile göç etmiş çocuklardır. Okul ortamları onların bu travmalarını aşmaya katkı sağlayacaktır. Ayrıca engelli çocukların da eğitim hakkından yararlanabilmesi için altyapı çalışmaları yapılmalı ve okullarımız engelli çocukların eğitimine olanak sağlayan yapılar haline getirilmelidir. Okula devam ederken de, bu çocuklar desteklenmeli ve her çocuğun ayrımcılığa uğramadan eğitim hakkından yararlanması sağlanmalıdır.
Son dönemde okullara yazılmada bağış adı altında zorunlu para talep edilmesi ve dökümansız ebeveynlerinin çalışma izni yok diye zorunlu eğitim yaşındaki çocukların okullara kaydedilmemesi hem anayasal hem de insanlık suçu oluşturmaktadır. Kendi hukuk kurallarımız ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde her kim olursa olsun öğrencilerin okula kaydedilmemesi anayasal suçtur. Öğretmenlerimizin ve okul yöneticilerimizin bu suça ortak olmayacağını belirtiriz. Konu ile ilgili Kemal Dürüst’ün Eğitim Bakanı olduğu dönemde okullara gönderilen ve çocukların anne ve babalarının çalışma izni olmaması durumunda okullara kaydedilmemesini içeren genelgenin iptal edilmesini talep eder, Eğitim Bakanlığı’nı da PARASIZ, BİLİMSEL, DEMOKRATİK ve EŞİT EĞİTİM için göreve davet ederiz.”

Be the first to comment

Leave a Reply