Seçim Şarkıları (Ekim 2020) – Tahsin Oygar

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından her siyaset kendi değerlendirmelerini yapıyor. Aleni müdahalelerin yaşandığı tartışmalı seçimlerin ardından herkes kendince dersler çıkarıyor. Hayatın her alanında olduğu gibi propaganda döneminde de “sanat” sürecin önemli bir parçası oldu. Hitabet, müzik, tasarım, video klip ve sair şekillerde karşımıza adaylar ile ilgili çeşitli üretimler çıkmıştı; hatırlayacaksınız. Bu üretimlerin her biri ile ilgili detaylı bir değerlendirme yapılabilir fakat ben daha çok müzik yönü ile ilgileneceğim.

Müziğin dönüştürücü, değiştirici etkisi evrensel bir gerçektir ve müzik hayatın tam anlamıyla ruhudur. Böyle olunca her ideoloji kendi lehine onu kullanmak ister. Ama ideolojiler müziği, biz müzisyenler olmadan üretemezler. Dolayısıyla ideoloji kendi aygıtlarını müzisyen bulmaya yönlendirmeye mecburdur, buna karşılık her müzisyen veyahut sanatçı da bir seçim yapmaya… Bunu biraz açalım: Öncelikle şunu söyleyeyim; “Ben müzisyen olarak böyle bir seçim yapmıyorum!” demenin kendisi egemen olan ideolojiyi seçtiğinizin deklarasyonundan başka bir şey değildir. Tabii ki böyle yapılabilir ama unutulmaması gereken şeyler var. Özgür bir sanat için, sanatçının emekgücünün satışından adil bir maddî ve manevî karşılık alabilmesi için, içinde yaşadığı toplumun sıkıntılarının kolektif yükünün sorumluluğunu hissedip buna karşı da mücadele vermesi gerekmektedir. Sanatçı, adaletsizliğe ve ezenlere karşı çıkmalıdır. Aksi takdirde özgün ürünün öznesi değil, içinde yaşadığı ideolojik iklimin doğal parçası olunmuş olur. Sözgelimi bu, mevcut koşullarda,  “piyasanın” isteğine “arz-talebe” göre üreten manifaktür aleti ya da fabrika makinesi olarak tezahür eder. Haliyle bunun sonucu olarak sanatçı, ürettiğine yabancılaşmış, sadece bir “teknik” olma özelliğinde bırakılmış olacaktır.

Şunu açıkça söylemeliyim.  Ben ”Biat değil! Özgürlük” tarafında saf tutup, Akıncı gönüllüsü olarak elimden geleni, parçası olduğum Bağımsızlık Yolu Partisi çatısı altında yaptım. Bununla da gurur duyuyorum. Yıllardır elimizden geldiği kadar, Sol Anahtarı müzik grubu ile ezilenin yanında üretim yaptık. Seçim dönemi şarkılarına geçmeden önce, beni oldukça rahatsız edip düşündüren bir şeyi paylaşmak istiyorum. Propaganda dönemi boyunca, bence kayda değer üç tane büyük yürüyüş gerçekleşti. Bunlardan ikisi Akıncı’nın, biri ise Tatar’ın yürüyüşleri idi. İki rakip adayın yürüyüşlerinde sokakta taraftarlarına eşlik eden ise aynı bando ekibi idi. Bir gün Tatar, bir gün Akıncı tişörtleri ile katıldılar kalabalıklara. Doğrudur ki pandemi dönemi müzik emekçilerini gerçekten derinden vurdu, ama bu yapılan iki farklı düğünde çalmak minvalinde bir olgu değildir! Hele de bu şekilde müdahalelerin yaşandığı bir seçimde! Müzik üreten insanlar olarak katıldığınız yürüyüşe ruh katmanız beklenirken siz düğün bandosu gibi davranmamalısınız, diye düşünüyorum. Ama müzisyenler kadar veya daha da fazla propaganda ekiplerinin de bunu düşünmemesi veya bilerek böyle yapması da kanımca oldukça kötü hissettiriyor. Ben, idealist müzisyenler olarak saf tutmanızı beklemiyorum.  Ama en azından “mesleki etik” anlamında, şimdiye kadar aynı seçim döneminde, iki farklı aday için aynı sanatçı şarkı söylemez diye gördük. Maddi kaygı varsa, iki veya daha çok aday için aynı dönemde bunu yapamayacağınız için fiyatınızı yüksek tutarsınız anlarım. Ama bizim için fark etmez deyip gidip diğer aday için de şarkı söylemezsiniz.Tüm bu söylediklerim müzik emekçilerinin haklarını savunan bir örgütlenmenin, ilgili yasaların eksikliğini de hissettiriyor. Çünkü sistem de müzik emekçilerini bunu yapmak zorunda bırakabiliyor.

Neyse! Tarafsızlık diye bir şey yoktur.  Bundan dolayı seçim şarkılarını da değerlendirirken tarafsız bir açıdan bakma gibi bir iddiamın olmadığını önceden söylemek isterim.

Gelelim Seçim Şarkılarına;

Dünyadaki genel eğilim, var olan ve popülerliği sınanmış bestelerin kullanılıp, sözlerinin ilgili seçime göre propaganda ekiplerince düzenlenmesi şeklindedir. Ama tabii ki özgün besteler de yapılmaktadır.  Aynen bizim seçimlerimizde de olduğu gibi.

UBP adayı Ersin Tatar’ın seçim şarkıları:

Birincisi: 

“Artık Yeter” isimli bir rap parçası idi, burada değer verdiğim bir müzik eleştirmeni olan Naim Dilmener “Rap’in hasının ‘muhalif’ olduğu herkesin malumu. Kimileri tarafından ‘Ne alakası var?’ dense de, bu yönü yatakların/yorganların altına saklanmaya çalışılsa ya da görmezden gelinse de bu böyledir. İki kere iki eşittir dört kadar açık ve net: Rap muhaliftir! Değilse eğer, o rap’i çöpe atabilirsiniz” diyor. Akp yönetimine karşı Türkiye’deki rapçiler  “susamam” isimli bir parça ile doğa tahribatı, adaletsizlik, kadına yönelik şiddet, hayvan hakları, çarpık kentleşme gibi pek çok soruna dair söz söylerken, adamızda bunların hayranı rapçiler nedense AKP’nin direkt desteklediği sağ ve gerici bir adaya rap yapıyor. Parçanın beatleri(1) oldukça kötü ve özensiz. Yaklaşık kırk saniye rap yapıldıktan sonra orta düzey bir vokal parçanın sonuna kadar devam ediyor. Sözlere bakıldığında ise “zaman kaybedemem” ve “ayni fikirdeyiz Maraş açılmalı” sözleri enteresan bir şekilde karşımıza çıkıyor. Sanki kırk yılı aşkın bir süre hem hükümette hem cumhurbaşkanlığında UBP bulunmamış gibi. Maraş mevzu ise çok daha komik! Kiminle ayni fikirde Ersin Tatar? Kudret Özersay’la mı yoksa Akp ile mi?  Anlaşılan UBP, bu seçim parçasını gençlerini kırmamak adına yaptırdı. Zaten seçim döneminde de pek kullanmadı.

İkincisi: 

Haluk Levent’in söz ve müziği kendisine ait “Gülendam” parçasına söz yazılarak hazırlanan bu parça oldukça başarılı bir şekilde seçilmişe benziyor. Bir kere Kıbrıslı Türkler’in demokrat bir kişilik olarak bildiği, hem müzik tarzı hem de alçakgönüllü duruşu ile etkilendiği birisi (idi) Haluk Levent. Şarkısını satmamış sadece, dönmüş vokalini de yapmış Ersin Tatar için. Kendisi AKP yalakalığı yapan sanatçılara gönderme yaparken Yavuz Bingöl’ün “Sol Bitti” sözüne karşılık “Bingöl’ün üzerine çok gittiklerini düşünüyorum. Onunla aynı fikirleri taşımıyorum. Mesela “Sol bitti” dedi. Hayır, sol her zaman var olacaktır. Bir alternatiftir, arayıştır. Ben de sola yatkın bir adamım.” demişti. Bugünden sonra AKP ile ortak hareket eden Yavuz Bingöl’ü geride bırakarak, AKP için seçim şarkısı hazırladı ve icra etti. UBP’nin sol ile yakından uzaktan alakası olmadığını söylememe gerek bile yok. Demek ki paranın miktarına göre sola yaklaşıp uzaklaşabiliyormuş Haluk. Parçaya gelince özellikle rock parçalarda mix(2) ve mastering(3) oldukça önem taşır. Bu seçim şarkısı gerçekten iyi bir mix ve masteringe sahipti. Popülerliği ile akılda kalıcı, vokali ile bilindikti.  Sözler ise; çok suya sabuna dokunmayan, vatan sevgisi,  oynanan bir oyun olduğu iddiası ve onu bozmaktan bahsedip “en doğrusu Ersin” diyen bir parça idi. O kadar çok kullanıldı ki orijinal halini zor hatırlar hale geldim. Amacına hizmet eden bir seçim şarkısı olmuş diyebiliriz.

Bağımsız Aday Akıncı’nın seçim şarkıları:

Birincisi: 

Aslında 2015’teki seçimler için yapılmış bu şarkı, sanırım Acar Akalın’ın yaptığı bir beste. Sözler itibarı ile bence bu dönemki mücadeleyi bire bir yansıtmadı. “Bir ışık yaktın bize yollara düştük” “beyaz sayfa açtın değişime varız seninle” ile sanki ilk kez seçimlere katılınıyor gibi bir hava vermekte. Diğer sözleri bu seçim için de geçerliliğini koruyor olsa da bence “cevabımın sesi” yani Akıncı’nın ikinci parçası gibi güncel değil.   Parça rock temalı ama tezahürat ritimleri ile coşkusu artmış, akılda kalan bir melodisi var. Ama rock parçalarında mix çok önemli özellikle elektrogitarlar fazla ön planda kalmış, bass sesler az. Vokal iyi ama, reverbler(4) iyi ayarlanamadığından 1.07-1.15 arasında söylenenler anlaşılmıyor. Birkaç tekrardan sonra rahatsızlık vermesi sanırım mix ve masteringin düzgün olmamasından kaynaklanıyor. Bu seçimde tekrardan hiç dokunulmadan kullanılması bence yanlıştı.

İkincisi: 

Cevabımın sesi oldukça güzel aranje(5) edilmiş mix ve masteringi yerinde. Vokalde Nafiz Dölek hakkını vermiş ayrıca back vokaller de tüyleri diken diken ediyor.  Sözler bakımından birinci parçanın eksiklerini tamamlıyor. İrade mevzusu, yola devam meselesi eklenmiş. Parça birinci parça kadar fazla çalınıp söylenmedi. Bilinçli bir tercih mi idi bilemem! Ama daha fazla kullanılabilirdi. Bana göre bu parçada sıkıntılı olan şey giriş kısmı ile nakarat kısmındaki melodilerin benzerliği, şarkının yükselip coşmasını engelliyordu. Nakarat ile giriş kısmı arasında belki bir köprü bölümü olsaydı daha güzel olabilirdi.

CTP Adayı Tufan Erhürman’ın seçim şarkısı:

Ahmet Okan’ın bestelediği parça tam bir Kıbrıs havası. Yavaş girişi ile canlı performans havası yakalanmış, ayrıca melodi adeta dinleyiciye ezberletilmiş. Hafif bir keman uzun havası ile normal ritmine dönen parça samimiyeti hedeflemiş. Kemanlar tam gibriyagi(7) Gitar ve ud’un farklı panlanması(6), ıslık ve alkışlar güzel bir ambiyans yaratmış. Asma davul ve darbuka iyi tonlanmış. Sözlere gelindiğinde ise sanki seçimin havasının farkında olmayan mücadeleden yoksun, söylemek istediklerini “nay na na”  diye söylemeyerek sizin düşünmenize bırakan postmodern bir anlayışta. Sözlerde vurgulanan en mücadeleci şey adaya sığmayan dağ mevzusu, o da tam olarak anlaşılmıyor. “Adalıyız maviye”  diyerek sevdalıyız göndermesi var. Yeşil ve kızıldan sonra mavi nedir? Önümüzdeki dönemde anlayacağız. ”Seversek bir kere severiz” ise tam bir arabesk, feodal yaklaşımı çağrıştırıyor. Suya sabuna dokunmayan tam bir Kıbrıs parçası.

Bağımsız Aday Serdar Denktaş’ın seçim şarkısı:

Beste olarak oldukça dikkat çekici ve güzel bir parça olmuş Tufan Erhürman’ın seçim şarkısı gibi Kıbrıs kokan bir parça yapılmaya çalışılmış. Ama kemanlarda bence fazla ve gereksiz efekt kullanılmış, bas gitar tam Kıbrıs usulü çalınmış, fakat tonlaması iyi olmamış. Serdar Denktaş müzisyen kimliğinin avantajını kullanarak vokallerde yer almış ama Eril Cambaz’ın sesi olmasa dinlenebilirliği azalacaktı. Sözler ise davaya sahip çıkma ile milliyetçi oylara hitap ederken, “bizi bilenler bilir” gibi sözlerle bir “racon kesme” halinde, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bilenler Serdar’ın rüzgâra göre yelken değiştirdiğini bilir. Dolayısıyla içi boş bir “racon”dan öteye geçemedi sözler. Parça inandırıcılığını Serdar Denktaş’ın bugüne kadarki pratiği ile kaybetmiş diyebiliriz.

Bağımsız Aday Kudret Özersay’ın seçim şarkısı:

Beste piyano, keman ve vokal ile şaşırtıcı başlıyor. Fakat bu şaşırtıcı giriş iki kez tekrarlanınca bence fazla uzun ve yorucu olmuş. Mix ve mastering gayet güzel ayarlanmış. Yavaş girişin ardından popüler senfoni tarzı bir parça çıkıyor karşımıza, dinamik ve neşeli. Yaylılar ve ritim dikkat çekiyor. Melodi akılda kalıcı ve güzel. Sözlere gelince “İstersek başarırız” vurucu olmuş. Genel olarak “Toparlanıyoruz” hareketinden beridir isterse Kudret Hoca başarır havası hep verildi. Dörtlü koalisyon döneminin bitişi ile halk nezdinde yaşanan hayal kırıklığı UBP ile ortaklıkla doruğa çıktı ama hep          “isterse başarır” orada durdu. Yaşananlardan anladığım kadarı ile istememiş olabilir. Diğer sözlere gelince akademisyenliği özellikle vurgulanmış, bir irade teslimiyetine çağırıyor halkı. “Anlat bizi Kutret Hoca”, “Biz Burdayız”, “Bu onun işi” gibi sözlerle. Tabii “Kavgasız da dik durmak” Akıncı eleştirisi için eklenmiş belli oluyor ama Kudret Hoca halka kavgasız ve hatta sessiz sedasız dik durmayı anlatamadı, öğretemedi. O da bizim cahilliğimiz olsun.

Baraka Aktvisti

Tahsin Oygar

(1)     Rap şarkılarında arka planda çalan ritmik müzikal altyapıya denir.

(2)     Mix yapmak temelde şarkınızda kullandığınız tüm kayıtları sesleri bir araya getirmek ve dinlenebilir kılmaktır. Kanal seviye ayarları, EQ, kompresör, reverb gibi efektlerle şarkınız daha cazip hale getirmektir

(3)     Mastering: el radyosu, araba teybi, pahali-ucuz hifi sistemleri, televizyon-bilgisayar monitorleri ya da guclu pa sistemleri gibi farkli ortamlarda optimum renk ve dengelerle duyurmak gibi misyonu da olan islem.

(4)     Derinlik, yankı süresi akustikte kaynaktaki ses bittikten sonra yankılanan sesin süresidir. Kaynaktaki ses bittikten sonra çevredeki nesnelerden yansıyan ses bir süre daha zayıflayarak devam eder.

(5)     Aranje şarkının kompozisyon bakımından düzenlenmesidir. Nerede hangi alet çalmalı vb. şeylere karar verilir.

(6)     Sesin yatay eksende hangi yönden geleceğinin belirlenmesine PANLAMA denir.

(7)     Kıbrıs halk müziği usulü kaydırmalı doğal.

113 Paylaşımlar