UMUT VE CB ADAYI CASTRO OLSAYDI-MUSTAFA KELEŞZADE

Bir orman yangınının ardından filizlenen bir çicek, dünya genelinde yaşanan katliamlara karşın yeni doğan bir bebeğin gülümseyebilmesi, ya da  rekabet dolu dünyada uzanan bir dost eli; yani umut..

Umut en son ölür derler. O yaşadığı sürece hala mücadele etmenin bir anlamı vardır. Umut, içinde yaşadığımız dünyayı defalarca şekillendirmiş ve halen şekillendirmeye devam eden güçlü bir duygu..

Tıpkı tüm duygular gibi umut da içinde tersini barındırır. Umut bizi ne kadar hayat bağlarsa, umudun kırılması da bir o kadar çökertir. .

***

Adamızın kuzeyinde yine bir seçim dönemindeyiz. İşler kötüye gittikçe, değişim isteğimiz de bir o kadar artıyor. Bir şeyleri arıyoruz, adına farklı şeyler desek de aradığımız şey umut.

Yine bu seçimde de umudu arıyoruz.

Adaylar az çok belli oldu. Fakat ben farklı bir senaryo çizmek istiyorum. Diyelim ki Küba Lideri Fidel Castro Küba’da yönetimi bıraktığında Kıbrıs’a yerleşmiş olsun. Vatandaşlıkla ilgili prosedürleri de yerine getirmiş olsun ve bir yanlışlık sonucu da torpili olmadan kktc vatandaşlığını almış olsun.

Hali hazırda kktc’de durum da belli, bir yanda işbirlikçi yıllarca tescillenmiş sağ adaylar Eroğlu ve Özersay, diğer yanda işbirlikçiliği “soldan” tescilli Siber, o da bu durumdan rahatsız olup  çorbada benim de tuzum olsun deyip cb seçimlerine adaylığını koymuş olsun. Adayığı bir şeyleri değiştirebilir mi?

CV’sine bakalım bir. Sosyalist mi sosyalist. Hem de ne sade pratikte, ne de sade teoride sosyalist. Bir adet devrim var geçmişinde. O devrim halen yaşıyor. Hem de Kuzey Kore gibi yalıtılmış, Çin gibi bozulmuş da değil. Sırf sağlık sistemini Küba’daki gibi yapsa bize yeter.

Fakat yapabilir mi?

Bu sorunun cevabını tam da bu anda Castro’ya şu anki bilincini verip bir mülakatta sorsak sanırım cevabı şu minvalde olurdu: Ben tek başıma taşıdığım tüm bilgilere rağmen sadece bir insanım. Örgütlü bir halkın birlikte hareketi olmadan tek yapabileceğim devrimim bir tuğlası üzerine diğerini koymak olur. Bu nedenle ben tek başıma değişimi yaratamam, ancak ve ancak bizler birlik olursak uzun ve inatla verilecek bir mücadeleyle bir umut oluşur ve değişimi yaratabiliriz. Devrim bir anda gerçekleşebilir, ama mücadele  uzun solukludur.

Bu kurguda mı nereden çıktı?

Daha önce de toplum olarak umudun peşinden gitmiştik. 1974’te umudumuzu Türkiye’ye bağlamıştık. 2003’te ise AB’ye girmeye. İki sürecin de ortak noktaları var. İlki şüphesiz ikisinin de büyük umut kırılmaları ile sonuçlanması. İkincisi ise, ikisinde de kendi  örgütlülüğümüze ve uzun vadeli mücadelemize değil, kestirme hedeflere yaslanmasıydı.  2003 sonrası yaşanan umut kırılması hala taze..

Bu umut kırılmasının ardından seneler geçti ve yaralar sarıldı. Toplumsal Varoluş Mitingleri ile birlikte belki de ilk kez dışsal bir güce değil, birbirimize sarıldık umut olarak. Onbinlerce insan dayatma paketlere karşı sokağa çıktı. Artık umut bizdik.

Geriye ise bu umudun sesi olmak kalıyordu. Nitekim gerek seçim döneminde, gerek ise sokakta radikal solda bu yönde ittifaklar oluştu. Bu ittifaklarla artık halkın sesi daha rahat duyulur oldu. Son belediye seçimlerinde ise Lefkoşa’nın kazanılması ile umutlar filizlenmeye başladı.

***

Bu seçim dönemi ise farklı bir kurguda gidiyor. Belki de tek kişi seçileceğinden insanlar her şeyi değiştirecek bir kahraman arıyorlar. Bu durum bende az önce haddim olmadan Castro’ya verdirdiğim mülakattaki ve geçmiş deneyimlerden gelen bir tedirginliği yaratıyor.

Bu durum her şeyden önce aday olan kişilerin omuzlarına taşıyamayacakları yükler bindirir. Umut çok değerli ve kırılması da bir o kadar tehlikeli bir duygudur.

Bu seçimde teorik ve pratik olarak değerleri aşikar adaylar var. Yine de bu adayların kazanması veya yüksek oy alması sadece bir tuğla üzerine diğerini koyabilir. Kestirme yollar yoktur. Bir devrim ancak sokakta ve alanlardaki örgütlülüğümüzü artırarak bir değişimi yaratabileceğimiz bilinci ile oluşur. Umudumuzu tek bir “evet”e ya da tek bir kişiye bağlamak ise geçmiş umut kırılmalarını yeniden yaratmaktan fazlasını elde ettirmez.

Mustafa Keleşzade
Bağımsızlık Yolu üyesi

Be the first to comment

Leave a Reply