Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Rahvancıoğlu Konsolosluk Konusunda Açıklama Yaptı: “Mağusa’da Açılacak Bir Konsolosluğun Asli İşlevi Dinsel Gericiliğin Örgütlendirilmesi Olacak”

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Münür Rahvancıoğlu TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Yenierenköy’deki “sohbet” toplantısında “Mağusa bölgesine konsolosluk açılacak” ifadesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Rahvancıoğlu açıklamasında, konsolosluk açılacağı konusunda hükümet yetkililerinden henüz bir beyanat duymadığını belirtirken, “muhtemelen konuyu bizim gibi internetten öğrenmişlerdir” dedi.

“TC Elçiliği’nin bugüne kadarki iç siyaseti domine etme, yandaş kitle yaratma ve kendi ülkesindeki hükümet partisinin ofisi gibi davranarak göçmen insanlarımızı birbirine karşı kutuplaştırma pratiği göz önünde bulundurulduğunda; Mağusa’da açılacak bir konsolosluğun asli işlevinin dinsel gericiliğin daha güçlü örgütlendirilmesi olacağını görmek mümkün.” şeklinde ifadelerde bulunan Rahvancıoğlu,  Mağusa’ya konsolosluk konusunun AKP’nin partisel ve gerici hedefleri doğrultusunda Kıbrıslı – Türkiyeli ayrımı yaratmaya, TC vatandaşları içerisinde de yandaş olan ve olmayan kutuplaştırması oluşturmaya dönük bir hamle olduğunun altını çizdi.

Açıklama şöyle:

Mevlüt Çavuşoğlu tarafından açıklanan Mağusa bölgesine konsolosluk açılacağı konusunda henüz hükümet yetkililerinden yapılan hiçbir beyanat duymadım. İçişleri Bakanı bu konuda ne diyor, Dışişleri Bakanı ne diyor, Başbakan ne diyor bilmiyorum! Muhtemelen onlar da bizim gibi konuyu internetten öğrenmiştirler.
TC Elçiliği’nin bugüne kadarki iç siyaseti domine etme, yandaş kitle yaratma ve kendi ülkesindeki hükümet partisinin ofisi gibi davranarak göçmen insanlarımızı birbirine karşı kutuplaştırma pratiği göz önünde bulundurulduğunda; Mağusa’da açılacak bir konsolosluğun asli işlevinin dinsel gericiliğin daha güçlü örgütlendirilmesi olacağını görmek mümkün. Zaten Mağusa’da son açılan kitabevi kılığındaki Ensar şubesi de aynı amacın ürünüydü. Nitekim son Başkanlık seçiminde Kıbrıs’taki TC vatandaşlarınınn%50’den fazlasının sandığa gitmemesi, gidenlerin de %50’den azının AKP’ye oy vermesi, Tayyip Erdoğan için üzerine düşülmesi acil bir durum yaratıyordu.
Tüm bunlar gösteriyor ki, Mağusa’ya konsolosluk konusu AKP’nin partisel ve gerici hedefleri doğrultusunda Kıbrıslı – Türkiyeli ayrımı yaratmaya, TC vatandaşları içerisinde de yandaş olan ve olmayan kutuplaştırması oluşturmaya dönük bir hamledir. Tarihi, kültürel ve sosyal anlamda Akdeniz kültürünün buram buram hissedildiği güzide bir kentimiz olan Mağusa’yı gerici; yobaz ve faşist zihniyete teslim etmeyeceğiz.
Başta Mağusalı devrimciler olmak üzere, nereden gelmiş olursa olsun, ilerici, demokrat, laik ve halkların kardeşliğine inanan tüm halkımızın; aramıza düşmanlık tohumları ekmeye çalışan bu kökü dışarda saldırı karşısında; bağımsız ve halkları kardeş bir Kıbrıs mücadelesini daha yükseğe taşıyacağından kimsenin şüphesi olmasın…