BAY YENGEÇ VE KADIN – İsmail Özuçar

Yorgun uyanmıştı yine o Pazar… Ama ne vücudu ne de zihni hissetmiyordu artık yorgunluğu…

Yani yorgundu ama farkında değildi, duyarsızlaşmıştı yorgunluğa artık, alışmıştı…

Daha o gün Pazartesi sendromuna girmişti bile… Yani tek tatil gününde; Pazar gününde, daha o gözlerini açtığı ilk anda Pazartesini düşünmeye başlamıştı.

Özel sektörde; bir mağazada, markette, bir güvenlik şirketinde vb. yerlerde çalışan tüm emekçiler gibi o kadın da daha gözündeyken uyku, uyanabildiği o günü değil de ertesi günü düşünüyordu.

Gün değildi aslında korkutan onu. O günden sonra gelecek günler ve o günlerin getireceklerinden korkuyordu. Duyarsızlaştı dedim ya, esas buydu onu korkutan. Duyarsızlığının devam edebileceğini düşünmek…

Pazartesi onun için bir gün müydü sadece? Pazartesi onun için; sabah kalkıp o daracık dört duvara girmek demekti. Yanındaki diğer çalışanın ona rakip gibi bakması ve daha fazla satış yapıp daha fazla kazanması için onunla yarışmak zorunda kalması demekti.

On dakika gecikti diye parasıyla hiyerarşik sıralamada en üst noktada olan patron bozuntusunun onu azarlayabilmesi demekti o kadından daha üstün olduğunu zannederek.

Beş gün sonra ay başıydı ama maaşını zamanında alamayacağını bilmesi, yine de patron bozuntusuna bunu sanki bit lütuf istiyormuş gibi soramaması demekti. Soracak cesareti bulduğundaysa “biraz kemerleri sık, sabret, nakit yok” gibi sözleri duyması demekti Pazartesi.

Sabah sekizden sözde akşam beşe ama aslında sekize kadar çalışması demekti. Ek mesailerin, patron bozuntusunun ticarethanesi için büyük bir fedakarlık olarak bahsedilmesi ama bunun asla ay başına yansımaması demekti.

Kadının yıpranması, hasta olması en büyük düşman patron bozuntusuna. Hasta olduğun zaman en büyük kötülüğü yaparsın onlara. Telefon faturası fazla gelir patron bozuntusuna, asker ocağı gibi dizer tüm çalışanları. Kim bu işin sorumlusu. Suçlu çalışanlardan, emekçilerden birisidir. Kesin! Kendisi kendi ticarethanesini zarara sokar mı hiç!?

Sünger Bob’un Bay Yengeç’i bu patron! Asgari ücret artar komik bir rakam da olsa memlekette. Ama bu ticarethane kendi cumhuriyetini kurmuştur. O iş yeri memleketin sınırları dışında sanki. Orada artmaz asgari ücret. Kimse de denetleyemez bunu, kadın şikayet etse de işinden olur. Ama kadın mühim değil, mühim olan patron bu hikayede. Zaten komik olan rakam orada çalışan bu kadın için artık trajikomik bir hal alır.

kadın

İşte Pazartesi tüm bunlar demek bu kadın için. Uyku daha gözündeyken kadının, bir gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen o anda; o saniyeler sırasında düşündükleri bunlar. Karın ağrısıyla uyanır. Kulak verir televizyona. Haberler vardır o anda. “Pazartesi sendikaların grevi var” diye açıklama yapar televizyondaki spiker.

Düşünür. Önce öfkelenir bir. “Biz o kadar çalışıyoruz şikayet etmiyoruz, bak sen şu sendikalara” diye. Sonra aslında şikayet etmediğini değil, edemediğini geçirir aklından. Hatta aslında şikayet de ediyor. Ama o, şikayetini her Pazar sabahı uyku gözündeyken ediyor. Aslında haberde adı geçen sendikayla aynı onun da düşmanı.

Sendikalı çalışanların işinin başında olamamasının sebebi de, çalıştığı yerde patron bozuntusu Bay Yengeç’in bu kadar sömürebilmesini sağlayan da aynı kişiler. Bunca zamandır sermayeye çanak tutan hükümetler… Hem bu kadının hem de binlerce böyle insanın sömürülmesine göz yumanlardı suçlu.

Sonra biraz da sendikalara kızdı. Onu da örgütlemek için mücadele verselerdi o da isterdi bu patron bozuntusuna haddini bildirmeyi. Onsuz o ticarethanenin çalışamayacağını bilmesini, anlamasını isterdi. Yaşı çok genç değil bu kadının, çocuğu var iki tane. Yani bu ülkede Sanayi Holding’in varlığını da hatırlayacak yaşta. Var olsaydı, batırılmasaydı Sanayi Holding belki de bu kadar sömürülen çalışan olmazdı, belki de Bay Yengeçlere hizmet etmektense kendi ürettiğini satardı ve daha rahat koşullarda çalışırdı emekçiler…

Gün gelir devran döner böyle Bay Yengeçler de emekçilerin emeği olmadan var olamayacaklarını anlarlar tabi o gün geldiğinde hala varsalar…

İsmail Özuçar

Baraka Aktivisti

87 Paylaşımlar

Be the first to comment

Leave a Reply