GÖKKUŞAĞI YÜRÜYÜŞÜ GERÇEKLEŞTİ…

Quir Kıbrıs’ın çağrısı olduğu yürüyüşe Kıbrıs’ın güneyinden Accept LGBT Cyprus ve Türkiye’den de LGBT Aileleri İstanbul Grubu (LİSTAG) katılarak destek verdi. Ayrıca DAÜ Psikoloji Bölümü öğrencileri, TDP, YKP-FEM, Baraka ve FEMA gibi örgütlerde yürüyüşe destek verdi.

Bir ilk…
17 Mayıs 1990’da Dünya Sağlık Örgütü tarafından eşcinsellik hastalıklar ve cinsel bozukluklar sınıfından çıkartıldığı tarih olarak tüm dünyada homofobiye ve trasfobiye karşı gün olarak anılmakta.  Tüm dünyada yapılan etkinliklerin yanı sıra ülkemizde de böyle bir yürüyüşün ilk kez yapılması hem tarihsel bir yürüyüş hem de muhafazakarlığa ve homofobiye karşı yeni bir mücadele adımı olarak yorumlanmakta.

LGBT’ler vardır…
Yürüyüşe LGBT  bireylerin yanı sıra destek ve dayanışma amacıyla da pek çok kişi katıldı. Eylemde sık sık ‘Nerdesin aşkım, burdayım aşkım’ , ‘kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’, ‘Soma’nın katiller, LGBT katilleri’ ve ‘İsyan devrim özgürlük’ gibi sloganlar atıldı.
Yürüyüş boyunca ayrıca Soma’daki faciaya da vurgu yapılarak, dayanışma mesajları verildi.

 

Lefkeliler Hanı’nın önünde Kuir Kıbrıs’tan Filiz Bilen tarafından okunan açıklamanın tam metni: 

Soma’daki felaket iktidarların insan hayatına verdiği değeri bir kez daha en acı şekilde gösteriyor. Kadınlar, erkekler, çocuklar devletlerin bekası için göz kırpmadan feda edilebilecek nesneler olarak görülüyor.  Bugün protesto ettiğimiz devlet iktidarını sürdürmek için bizden istediklerini o kadar normalleştiriyor ki sürekli özür diler pozisyonda buluyoruz kendimizi. Özür dilemesi gerekenler baskı mekanizmalarını nasıl sağlamlaştıracağını gözden geçirirken haksızlığa uğrayan dönüp suçlu da ilan edilebiliyor aynı sistem tarafından.
Bazıları farkında değil diye yok olmuyor hiçbir şey. Duyuyoruz, şaşkınlıkla soruyorlar: “”Kıbrıs’ta kadına yönelik şiddet mi var?” veya “Kıbrısta LGBT’lere yönelik nefret söylemi mi var?” Evet var, ve biz bunlar olmasın diye mücadele ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz.
Fakat hiçbir mücadele birlik olmadan kazanılmaz.
Baktığımızda mağduriyetlerin kaynağı çok benzer aslında.
Kapitalist dünya düzeni ve yarattığı adaletsiz gelir dağılımı
Faşist politikalar; yarattığı ırkçılık ve şiddet kültürü
Cinsiyetçi politikalar ve ataerkil sistem sonucunda ortaya çıkan cinsiyet ayrımcılığı ve kadına yönelik şiddet
Heteroseksist düzen ve bunun doğal sonucu cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine yönelik ayrımcılık
Göründüğü üzere ayrımcılık ve adaletsizliklerin kaynakları birbiriyle iç içe geçmiş, birbirinden güç alan sistemsel sorunlar.
Baskılamak, baskılamak ve yine baskılamak istiyorlar ki sesimizi çıkaramayalım, haksızlığa uğradığımızda bile özür dileyelim.
Kuir Kıbrıs olarak dileğimiz tüm insanların eşit, özgür ve onurlu bir hayat sürmesi. Buna katılan herkesi LGBT hakları mücadelesine omuz vermeye çağırıyoruz. Siz destek verirseniz ancak LGBT’ler üzerindeki baskıların azalması mümkün olabilecektir ve bu baskılar azaldığı ölçüde hep beraber tüm ezilen kesimler için daha güçlü ses çıkartabileceğiz.
Bu yürüyüş, renkleri elinden alınan ve hayatları karartılanlara adanmıştır.

Be the first to comment

Leave a Reply