Kara Pazartesiler Değil Aydınlık Yarınlar İçin – Mustafa Batak

Gerilim ve kaos ortamlarından beslenen AKP rejiminin yıllardır Türkiye halklarına yaşattığı faşizmin kısa bir özeti gibiydi geçtiğimiz pazartesi…

Hepimiz gördük, tanıklık ettik…

Faşizmin yeri yurdu, dili, dini, ırkı yok!

Faşizm her yerde faşizmdir…

Gericilikten beslenen ve dini vecibeleri kullanarak “birleştirici” olmayı hedefleyen bu anlayış esasında; insanların vicdani duygularını sömürüyor, kendileri gibi düşünmeyen ve kendinden olmayanlara gösterilecek her türlü muameleyi caiz görüyor…

Bunun en somut örneği geçtiğimiz pazartesinden bu yana yaşanmaktadır…

Kıbrıs’ın kuzeyi ikiye bölünmüş durumda…

Bir tarafta, fikir, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunanlar dururken…

Diğer tarafta eli sopalı faşistlerden, onlara yol açanlara;

AKP’nin Kıbrıs uzantılarından, yerli işbirlikçilerine;

Tartışma kültüründen yoksun, akıl koyup eleştiri yapabilme edimini geliştirememiş anlayıştan, Afrika Gazetesinin taşlanması yanlıştı ama “olayları tetikleyen de gazetenin attığı başlıktı” diyebilme gafletine düşen orta yolcuların bulunduğu; iki kutup bulunuyor…

Ve bu kutuplaşmayı fırsat bilen, işbirlikçi anlayışın baş aktörü UBP ile AKP’nin Kıbrıs temsilciliğini üstlenen YDP, ortamı daha da bulandırarak, bugün sokağa çıkacak insanlara yönelik, tehditkâr ve kışkırtıcı açıklamalar yaparak havayı bulandırmaya çalışıyor…

Dahası etnik kimlik üzerinden yerli-göçmen ayrımını körükleyerek halkları birbirine kırdırmanın yollarını arıyor…

Oysa biz biliyoruz ki etnik köken tartışmasıyla bir yere varılamaz.

Bu tartışma var oldukça gerilim büyüyecek ve sağ cenahın ekmeğine yağ sürülecek…

İşte tam da bu nedenle ekonomik, demokratik taleplerle bir araya gelmenin idrakına acilen varmalı kutuplaşmanın önünü tıkamalıyız…

Geleceğini bu topraklarda gören ve insani koşullar içerisinde yaşamayı arzulayan herkesin bir araya gelebilmesinin yegâne aralığı budur…

Gözü dönmüş öfkeye karşı akılla hareket etmeli, korku salıp, provokatif söylevlerle dolaba saklanmamızı bekleyenlere karşı, Kıbrıslı veya Türkiyeli fark etmeksizin birlik olmalı ve talimatlarla, paketlerle yönetilmeyi kabul etmeyip, polisin sivile bağlanması talebini yükseltmeli, işgallere karşı halkın egemenliğini savunmalıyız…

Bu sözü yayıp büyütebildiğimiz takdirde eli sopalı faşistler ne sokakta ne de mecliste barınabileceklerdir.

Bizler pespaye değil, onurlu bir halkız…

Bugün saat 17.00’de kara pazartesilere karşı aydınlık yarınlar için sokağa çıkıyoruz.

“…
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni…”

Ahmet Arif

Mustafa Batak

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti