Yenişehir Mahalleme Dokunma İnisiyatifi: “Kiralama Yasal Değil”

Yenişehir Mahalleme Dokunma İnisiyatifi yaptığı basın açıklamasıyla yurt yapımıyla gündeme gelen arazinin kiralanmasının yasal olmadığını vurguladı.

Açıklama şöyle:

Yenişehir İnisiyatifi olarak, Yenişehir’de yurt yapımı olarak gündeme gelen arazinin bir şirkete rezerv olarak ayrılmasının ve/veya kiralanmasının yasal olmadığını bir kez daha bilginize getirmek istiyoruz.

  • Öncelikle bahsi geçen arazi, Bakanlar Kurulu’nun E(K-1) 345-85 sayılı kararı ile İTEM Yasası’nın 4(1) maddesine göre “Kamu yararına ayrılarak” Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’na tahsis edilmesini ve belirlenecek kira karşılığı 25 yıl süreyle Anadolu Ajansı’na kiralanmasını onaylamıştır.

 

41/77 sayılı İTEM Yasası’nın 4(1)maddesinde belirtilen “kamu yararına ayırma” söz dizisinin neleri kapsadığı Anayasa’nın 159 (3) maddesinde belirtilmiştir. Anadolu Ajansı’na kiralama amacıyla arazinin Bakanlar Kurulu Kararı ileİTEM Yasası kapsamından çıkarılması anayasaya aykırıdır.

 

  • 2014 yılında, Y(K-1) 1371-2014 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ise yeni bir karar alınmıştır. Bu kararda, 2 parselin Anadolu Ajansı’na kiralamak üzere Maliye Bakanlığı’nın yetkili kılınmasına, geçmişteki Bakanlar Kurulu Kararları ileAnadolu Ajansı’na kiralamak üzereMaliye Bakanlığının kontrolüne verilen 4 parselin de yine Anadolu Ajansı’na kiralanmak üzere Maliye Bakanlığının kontrol ve yönetiminde kalmasına karar verilmiştir.

 

Yasaya göre, Bakanlar Kurulu’nun Maliye Bakanlığını yetkili kıldığı kiralamalarda, önergelerin başlığında arazinin kime kiralanacağıaçık olarak yazılır. Bakanlar Kurulu, Maliye Bakanlığı’nı ancak önerge başlığındaki kiralama amacı için yetkili kılabilir. Y(K-1)1371 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Anadolu Ajansı’na ilgili arazi kiralanmak üzere Maliye Bakanlığı yetkilendirilmiştir. Bu nedenle Maliye Bakanlığı bu yetkinin dışına çıkarak araziyi başka bir özel veya tüzel kişiye herhangi başka bir amaçla rezerv ve/veya kiralama yetkisinde değildir.

AncakMaliye Bakanlığı, Yenişehir’deki araziile ilgiliBakanlar Kurulu Kararı’nın verdiği yetki dışına çıkarak, araziyi başka bir şirkete başka amaçlarezerv olarak ayırmıştır. Maliye Bakanlığı, Bakanlar Kurulu’ndan aldığı ilgili araziyi kiralama yetkisini sadeceAnadolu Ajansı’na kiralamak için kullanabilir. Bu kiralama gerçekleşmemişse arazi tekrar İTEM Yasası kapsamına alınır. Bu durumda Maliye Bakanlığı, farklı bir amaç için kiralama yapacaksa tekrar İTEM Yasası tahtındayeni bir Bakanlar Kurulu kararı ile yetki almak zorundadır.

Özetle, Yenişehir’deki arazinin İTEM yasası kapsamından kamu yararı dışında çıkarılmasıkararı Anayasa’ya aykırıdır. Maliye Bakanlığı’nın Bakanlar Kurulu’nun ilgili arazi içinverilen kiralama yetkisi dışında hareket ederek bu araziyi, yurt yapımı ve/veya başka amaçlar için başka özel veya tüzel kişiye kiralama yetkisi yoktur. Yasa dışıdır.

Bütün bu gerçekler ortada dururken, söz konusu arazinin 10 yıllığına bir şirkete kiralandığına dair duyumlar almaktayız. Eğer bu gerçekse hangi yasaya, hangi tüzüğe göre bu yer kiralanmıştırveya eski kira sözleşmesi uzatılmıştır?

Söz konusu arazilerin esas sahiplerinden satın alınmaya çalışılırken bu meblâğ kime ödetilecektir?

Taşınmaz Mal Komisyonunda yüzlerce ödenmeyi bekleyen başvuru dururken, söz konusu şirketin talep olduğuve pazarlığı yapılan arazinin ön plâna alınıp devlet tarafından ödenmesi nekadar doğrudur? En önemlisi ise ekonomik kriz gerekçe gösterilerek hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulduğu, halkın sürekli elini taşın altına koyması istendiği bu günlerde, bu yüklü meblağın özel bir şirket yararına devleteödettirilmesi ne kadar doğrudur?

Söz konusu arazinin Acapulco örneği gösterilerek emsal olması ne kadar doğrudur? Acapulco örneğindezamanında büyük bir yatırım yapılmışken (yarısı hali arazi yarısı da özel mülkiyet) burada henüz bir kazma dahi vurulmamış olması ve malın İTEM yasası kapsamında olması ne kadar benzemektedir? (eğer bugünlerde alelacele temel kazısı yapılmazsa).

Bunun yanında söz konusu şirketin üniversitesine, TC’den müşteri arandığına dair duyumlar almaktayız. Bu kadar acele ile yapılmaya çalışılan bir yatırımın aslında ülke yararına değil ama tamamen kişisel rant ve çıkar amacı ile yapıldığı gözler önünde değil midir?

Sözkonusu arazi ile ilgili tartışmalarda bir müddet önce yatırımcı yatırım yapmaktan vazgeçmiştir açıklamaları varken bugün, sinsice saman altından su yürütülmesinin ve arkadan dolaplar döndürülmesinin siyasetteki adı nedir?

Herkesin evladı göç ederken, zor koşullar altında kendi imkânlarıyla dişi tırnağıyla hayata tutunmaya çalışırken, devlet kadrolarına girebilmek için binbir türlü sınav ve mülakata katılıyorken; makam vedevlet olanakları kullanılarak, bazılarının çocuklarına, yakınlarına kamu arazi (leri)nin usulsüz, ihalesiz altın tepsi içinde sunulması ne kadar doğrudur? İsteğimiz temiz, şeffaf, adil bir düzendir.

Konuyla ilgili tüm hükümet yetkililerini bu sorulara cevap vermeye ve gereğini yapmaya, sözlü ve yazılı basını konunun takipçisi olmaya, sivil toplum örgütlerini ve halkımızıda dayanışmaya davet ederiz.