30 HAZİRAN’A MEKTUP – MUSTAFA BATAK

Uzunca bir süredir, sana ulaşmak için hummalı çalışmalar yapılıyor…

 

Pek çok siyasi yapının seni hedef almış olmasına rağmen, yine de toplum genelinin büyük çoğunluğunun bu güne dair çok da fazla heyecanlanmadığını söyleyebiliriz…

 

Düşünüyorum da örneğin batmış vaziyette bulunan Lefkoşa Türk Belediyesi’nin, nasıl ayağa kalkacağını bulamıyorum.

 

Bir anda çalışanların geriye dönük ve mevcut maaşlarının yatacağı, yerelde yaşanan çöp, yol, park, toplu taşıma gibi sorunların bir anda çözülebileceği bir Lefkoşa hayal edemiyorum.

 

Ya da en iyi Belediyelerin yer aldığı söylenen Mağusa ve Gönyeli gibi şehirlerde belli ki çöp sorunu yaşanmıyor ama, yol, park veya toplu taşıma gibi sorunlar yok mu?

 

Yerel Yöneticilik hususu tamamen kavranmış mı bu şehirlerde?

 

Halk komiteleri mi kurulmuş? İnsanlar mahallelerini evleriyle bir bütün olarak kabul etmiş ya da yaşlılara sağlık hizmeti mi götürülmüş?

 

Bunların hiçbiri tam anlamıyla gerçekleşmiş değildir. Üstelik pek çoğuyla ilgili hâlâ (ülke geneli adına) kocaman bir soru işareti yer almakta…

 

Belediyecilik hizmetlerinde bunca sorun yaşanıyorken, sana ulaşmak isteyenlerin, seni de yanına alarak mücadeleye sevk etmesi gerekiyorken, bugün de geçmişte olduğu gibi böyle bir bütünlüklü mücadele söz konusu değildir…

 

Yine düşünüyorum fakat, bu ülkeyi bu hale sokan zihniyetin yıldızlı yalanlarına anlam veremiyorum…

 

İşte tam da bu neden(ler)den ötürü seni önüme koymuş değilim. Evet, seni istiyorum fakat hedef olarak görmüyorum.

 

Çünkü biliyorum sadece sana ulaşmak hatta en iyi şartlarda dâhi seni elde etmek ne bize ne de Kıbrıs’ın kuzeyine katkı sağlayacaktır…

 

Bugün bunları bilerek bu yola çıktığımı ve yalnız olmadığımı söylebilirim…

Bu ülkede yaşanan tüm sorunlarda olduğu gibi belediyeciliğin de yapısal sorunları olduğu bilen ve bu anlamda müşterek şartlarda örtüşen birlikteliğimiz var.

En önemlisi de biz seni milat olarak görmüyoruz.

Biliyoruz daha yürünecek çok yolumuz var.

Ve yine biliyoruz ki ne bu birlikteliğin, ne de daha fazlasının yukarıda sözünü ettiğimiz yapısal sorunları aşmaya  gücü yetmeyecektir.

Elbette ki, en geniş birliktelikler bu yolda önümüzü açacaktır. Fakat bu birliktelikler sadece seçim gibi tek atımlık serüvenlerde değil, karşı karşıya kaldığımız tüm sorunlara da sirayet etmelidir. Ancak bu durumun gerçekleştiği oranda bu yol yürünerek kazanımlar elde edilecektir.

Bu nedenle 30 Haziran sen ne ilksin, ne de son olacaksın.

Bu daha başlangıç Mücadeleye devam…

 

Mustafa Batak

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti

Be the first to comment

Leave a Reply