Orda Bir Çocuk Var Uzakta! – Fatih Bayraktar

Türkiye’nin batısını merkez alanlara göre Doğu/Güneydoğu; o bölgede yaşayanlara göre Kürdistan…

 

Tarihin tüm dönemlerinde şiddetin eksik olmadığı, savaşlarla yoğrulmuş koskoca bir coğrafya…

 

Dağlarında, ovalarında şimdi de şehirlerinde “Oluk Oluk Kan” akmakta kültür elçiliğine soyunmuş bir mafya bozuntusunun sözleriyle…

 

Ne demişti o mafya bozuntusuna o görevi veren şahıs: “Yaptığınız hendeklerde boğulacaksınız!”

 

Sokaklarda vurulup düşüyor insanlar…

 

Evlerinin balkonlarında kurşunlanıyorlar…

 

Bomba düşüyor salonlarına…

 

Kana bulanmış bir çocuk “Pijamalarım daha yeni, kesmeyin!” diye yalvarıyor…

 

Öğretmenlerin terk ettiği okullar birer cephanelik, birer ölüm yuvası şimdi…

 

Çocuklar ölümü yazamadan, ölümü yaşıyorlar…

 

Kırk dört çocuk ölmüş savaş karşıtı Hümanist Büro’nun yayınladığı son rapora göre…

 

Kırk dört çocuk; en küçüğü üç buçuk aylık…

 

Kırk dört çocuk; en büyüğü 18’inde…

 

Neden ölmüşler biliyor musunuz?

 

Polis/asker operasyonlarında vurulmuş bir kısmı büyüklerle birlikte…

 

Bir kısmına gösteriler sırasında isabet etmiş(!) kurşun…

 

Kiminin yanında patlamış nereden geldiği belli bir bomba…

 

Yaralanmış hastaneye götürülememiş bazıları sokağa çıkmak yasak olduğundan…

 

Ve sokağa çıkmak -çocuklara da- yasak olduğundan,

 

oynarken vurulmuş bazıları, kah parkta kah sokakta…

 

Güvenlidir diye evinde oturanı da gelip bulmuş kurşunlar ne ilginç değil mi???

 

Polisin döverek öldürdüğü de var aralarında,

 

Polisten kaçarken apartman boşluklarına düşüp ölen de…

 

Orda bir çocuk var uzakta…

 

Evinde, sokakta, parkta kısacası tüm yaşam alanlarında vurulup düşen…

 

Orda bir çocuk var uzakta…

 

Kulaklarımızı tıkadıkça, sessizliğe gömüldükçe daha çok ölen…

 

Orda,

 

Bir çocuk var…

UZAKTA…