HAYALCİLER VE GERÇEKÇİLER – Mustafa Keleşzade

downloadHayalcilik sıfatı toplum gözünde bir hakaret olagelmiştir.

Bu tarz kişilerle ilgili “akıllarının bir karış havada” olduğu tabiri sıklıkla kullanılır.

Her daim içinde bulundukları koşullara uyum sağlamaya, yani gerçekçi olmaya çağrılır hayalciler.

Hayatın gerçeklerine uyum sağlamaları, yoksa kaybedenin kendileri olacağı inatla vurgulanır onlara.

Astronot olmak isteyen çocuğa daha gerçekçi hedefler edinmesi öğütlenir.

Dünyayı değiştirmek isteyen bir gence ise önce kendini kurtarması.

Tarih de hayalciler ve onların karşısına dikilen gerçekçilerle doludur.

Ortaçağın engizisyonu gerçekciliğin temsilcisidir mesela.

Galileo’ya dünyanın dönmediğini söyletmeleri de, dönemin gerçekliğine uymayıp hayallerinin peşinden giden binlerce biliminsanını cadı olarak yakmaları da bundandır.

Bir gerçekci kafasına elma düştüğünde Newton’un yanında olsaydı, emin olun ki yerçekimi tezi gibi boş hayallerle uğraşmak yerine o elmayı yemesini öğütlerdi ona.

Doktor Che’nin fikirlerini dinleyen bir gerçekçi, acaba hiç mi ona kendi kliniğini açması durumunda iyi bir kar edeceğini söylememişti?

Ben büyüyünce uçacağım diyen bir çocuk olmasaydı, ya da aynı hayalcilikle devam eden Wright Kardeşler bunu denemeseydi, aceba bugünün modern uçakları semalarımızda olur muydu?

Hayalciler daima toplumun mevcut gerçekliğini sarsar. Gerçekliğinin sarsılması ise insanları rahatsız eder ve korkutur. Gerçekçiler de bu korkudandır ki hayalciler ile mücadele eder. Ta ki bu hayaller ödenen bedeller sonucu yeni gerçekliği oluşturana kadar.

Kıbrıs’ın kuzeyinde de sıklıkla karşılaşıyoruz gerçekcilerle.

Bundan çok değil birkaç yıl önce TC Elçiliği’nin eylemlerin adresi olması gerektiği ilk dillendirildiğinde, çoğu sendika ve örgüt gülmüştü buna.

Söylenen doğru dahi olsa daha gerçekci hedefler belirlenmesi, toplumun böyle bir şeyi kaldırmayacağı öğütlenmişti orada.

Ardından ise gülenlerin varlığına rağmen başladı elçilik önü eylemleri. Önce az sayıda insan çıktı yola. “Ankara elini yakamızdan çek” denildi şok eylemlerle. Önce tepkiler geldi, ardından ise destekler ve büyüyen destekler.

Bu Cuma ise sağcısı, solcusu 60’dan fazla sendika ve demokratik kitle örgütü batırılmış KTHY önünde toplanıp yürüyor elçiliğe.

Hem de hiç kimse hayalci bulmuyor bu yürüyüşün yapılacak olmasını.

Gündemimiz eletkrik zammı.

Biz zam geri alınsın, AKSA kamulaştırılsın diyoruz.

Zammı savunanlar ise zam olmadan elektriğin verilemez duruma geleceğini ve AKSA’nın kamulaştırılmasının mümkün olmadığını söylüyor ve gerçekci olmamız öğüdünü de ekliyor ardından.

Gerçekçiler yine mevcut gerçekliğin sınırlarından bakıyorlar dünyaya, hayalciler ise yine bedel ödemek pahasına çıkıyor bir yola.

Mustafa Keleşzade

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti

Be the first to comment

Leave a Reply